Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Anayasa’mızda kısmi değişikliklerle önemli reformlara imza atmış olsak da bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’nı darbe ürünü bir anayasayla değil temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir toplum sözleşmesiyle karşılamak, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa borcumuzu milletimize ödemektir.” diyerek reformların temel amacını vurguladı.

Bu açıklama, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen İnsan Hakları Kurumları Değerlendirme Toplantısı‘nda yapıldı. Tunç, toplantının kurumlar arasındaki iletişimi güçlendirmek, istişare kültürünü derinleştirmek ve insan hakları alanındaki ortak iradeyi pekiştirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Bakan Tunç, insan haklarının insanın sırf insan olması nedeniyle doğuştan sahip bulunduğu, devredilemeyen, vazgeçilemeyen ve herkes için eşit şekilde geçerli temel hak ve özgürlükler olduğunu vurguladı. Bu hakların, bireyin onurunu koruyan demokratik hukuk düzeninin özünü oluşturan evrensel ilkeler olduğunu da sözlerine ekledi.
“Kadim geleneğimiz ve inancımızın temeli insan üzerine kurulmuştur ve insana bakışımız, bizim medeniyetimizin mayasında yoğrulmuş hakikatlerin yansımasıdır. Bizim için insan, yaratılmışların en şereflisi, onuru dokunulmaz, hakkı mukaddes bir emanettir. Bizim medeniyetimizde insan hakları, Batı’nın iddia ettiği gibi sonradan keşfedilmiş bir kavram değildir.” şeklinde konuştu.
Tunç, Türkiye’nin geçmişte insan hakları bakımından “ağır sınamalardan” geçtiğini, darbeci ve vesayetçi anlayışların gölgesinde siyasi yasaklar, işkence, inanç ve ifade özgürlüğünün baskılanması gibi ihlallerin yaşandığını hatırlattı. Bu acı tecrübelerin hafızalardaki yerini hâlâ koruduğunu belirten Bakan, “İşte bu sebeple bugün insan haklarını güçlendiren reformlarımızın değeri, Türkiye’nin vesayet karanlığından demokratik olgunluğa yürüyüşünü daha iyi ortaya koymaktadır.” dedi.
Anayasa’nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle, uluslararası antlaşma hükümlerinin öncelikli olarak kabul edilmesi, bilgi edinme hakkının anayasal güvence altına alınması, Kişisel Verileri Koruma Kurumunun kurulması, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının getirilmesi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu gibi yeni kurumların ihdas edilmesi gibi adımlar atıldı.
Ayrıca, kadın haklarından çocuk haklarına kadar geniş bir yelpazede temel hak ve özgürlükleri güçlendiren düzenlemeler hayata geçirildi; hukuk devleti ilkesini pekiştiren yüksek standartlı demokrasi reformları da bu çerçevede değerlendirildi.
4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesi kapsamında 264 yeni faaliyet belirlendi. Bu faaliyetlerin başlıca hedefi, insan hakları alanında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve hakların daha etkin korunmasıdır.
Yeni bir İnsan Hakları Eylem Planı hazırlanacağı taahhüt edildi. Plan, vatandaşların bireysel hak arama mekanizmalarını güçlendirecek, demokratik standartları yükseltecek ve her bireyin onurunu koruma sorumluluğunu netleştirecek düzenlemeler içerecek.
Tunç, dünyanın neresinde bir insan hakkı ihlali gerçekleşirse, özellikle Filistin ve Gazze başta olmak üzere, Türkiye’nin en güçlü şekilde karşı duracağını vurguladı. Bu tutum, ülkenin uluslararası insan hakları normlarına uyum sağlama ve aktif bir savunucu olma yönündeki kararlılığını gösteriyor.
“Reform irademiz, bizim durağan değildir, süreklidir” diyerek gelecekte de benzer reformların devam edeceğine işaret eden Tunç, “Demokrasiyi daha yüksek standartlara taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” şeklinde sözlerini tamamladı.
Bakan Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı olarak insan hakları alanında görev yapan kurumların kapasitesini artırmak, lojistik destek sağlamak ve ortak bir vizyon etrafında birleşmek için her türlü kaynağı seferber edeceğini de sözlerine ekledi.
Toplantıya, Bakan Yardımcıları Mehmet Yılmaz, Niyazi Acar ve Hurşit Yıldırım; TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Çiğdem Erdoğan; TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel; TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Serap Yazıcı Özbudun; TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık; TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı Sunay Karamık; Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanı Mehmet Akarca; Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Başkanı Hasan Tahsin Fendoğlu ve Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın da katıldı.