
Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından “Türkiye’de Barış Nasıl Tesis Edilir?” temalı söyleşi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suvat Parin’in moderatörlüğünde gerçekleşti. “Barış, sadece bir siyasi kavram değil, aynı zamanda toplumsal refah ve ekonomik kalkınmanın temel bir bileşenidir” diyerek konuşmaya başlayan Parin, katılımcıların farklı disiplinlerden gelmesiyle tartışmanın çok boyutlu olmasını sağladı.

Necdet Takva, söyleşide bölgenin ekonomik durumunu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. “Milli Birlik ve Dayanışma” çerçevesinde barış sürecinin, özellikle Terörsüz Türkiye vizyonunun bölgeye getireceği potansiyel faydaları vurguladı. Takva, Türkiye genelinde geri kalmış olarak tanımlanan 121 ilçenin 90’ının Van bölgesinde yer aldığını, bu ilçelerden 8’inin ise Van’da bulunduğunu belirtti.
2022 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre, Van’da 8 ilçe geri kalmış listesinde en alt sıralarda yer alıyor. 2024’teki başka bir araştırma ise Türkiye’nin en gelişmemiş 50 ilçesinin 49’unun doğu ve güneydoğu illerinde olduğunu gösterdi. Bu veriler, bölgenin kalkınma önceliği olarak barış sürecinin ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Takva, Van’da işsizlik oranının Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde seyrettiğini vurguladı. TÜİK verilerine göre Van’da işsizlik %16,7 iken, genç işsizlik oranı %36’ya ulaşmış durumda. “1963 yılından bu yana 18 kez teşvik uygulaması gündeme gelmiş, ancak istihdam ve eğitimde gençlerin oranı hâlâ ülke ortalamasının iki katından fazla” diyerek mevcut politikaların yetersizliğine dikkat çekti.
Takva, bölgedeki güvenlik harcamalarının Batı illerine kıyasla üç katından fazla olduğunu belirtti. “Uzmanlar TRT’de yaptığı hesaplamaya göre, şu ana kadar harcanan yaklaşık 2 trilyon dolarlık kaynakla 196 adet İstanbul Yeni Havalimanı ya da 1.176 Marmaray projesi gerçekleştirilebilirdi” şeklinde bir örnek vererek, kaynakların daha verimli kullanılması gerektiğini savundu.
Van’ın yüzölçümünün %64,7’sinin mera alanı olduğunu hatırlatan Takva, “Türkiye’nin toplam mera varlığının %10’u Van sınırları içinde bulunuyor” dedi. Ancak yayla yasakları ve diğer kısıtlamalar hayvancılık sektörünü olumsuz etkiliyor. Bu durum, kırsal ekonominin sürdürülebilirliği açısından büyük bir risk oluşturuyor. Takva, “Bu sorunların kök nedenlerini analiz edip, somut çözüm önerileri geliştirmek barış sürecinin başarısı için vazgeçilmez” şeklinde konuştu.
Söyleşi, katılımcıların yoğun ilgisiyle sona erdi. Program sonunda, barışın sadece bir ideal değil, aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınması için bir araç olduğu bir kez daha vurgulandı. “Barış, gerçek anlamda sürdürülebilir kalkınmanın anahtarıdır” diyerek katılımcılar, sonraki adımların somut politika önerileri ve bölgeye özgü projelerle desteklenmesi gerektiğini belirttiler.