
İsrail’le bağlantılı firmaları boykot etmek amacıyla mahalle sakinleri ve gençlerin bir araya gelmesiyle oluşan Başakşehir Direniş Grubu, ilk olarak Temmuz 2025’te Gazze’ye yönelik abluka ve insan hakları ihlallerine tepki olarak bir nöbet başlattı. Grup, “Gazze için 66. gün nöbetteyiz” sloganıyla her gün sabah 09:00’da Millet Bahçesi’nde bulunan bir restoran zincirinin önünde toplanmaya başladı.

Bu eylem, başlangıçta sadece birkaç katılımcı ile sınırlıydı; ancak haftalar geçtikçe yerel halktan, öğrenci topluluklarından ve sivil toplum örgütlerinden destek alarak katılımcı sayısı 30’un üzerine çıktı. Grup, her gün farklı bir konuşma ve bilgi paylaşımı yaparak, izleyicilere Gazze’deki insani krizin boyutlarını anlatıyor ve ekonomik baskının gücüne dikkat çekiyor.
Grup adına açıklama yapan Zeynep Yurttaş, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırmak amacıyla harekete geçen Küresel Sumud Filosu‘na değindi ve “Bu sürecin sonunda bir ateşkes yaşandığını görüyoruz, fakat kalıcı bir çözüm için ekonomik baskıyı sürdürmemiz gerekiyor” dedi.
Yurttaş, İsrail’le bağlantılı firmalara yönelik boykota da şu sözleri ekledi: “Bizler ekonomik olarak İsrail’in bu can damarlarını kesmezsek, buraya giden ekonomik gücü durduramazsak, o zaman yaptığımız eylemin bir etkisi olmaz ya da çok az olur.” Bu açıklama, protestonun sadece sembolik bir duruş olmadığını, aynı zamanda ekonomik bir strateji olduğunu vurguluyor.
Başakşehir, son yıllarda artan toplumsal duyarlılık ve aktivizm hareketlerinin merkezi konumunda. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bu ilçe, çeşitli uluslararası konularda protestolara ev sahipliği yapıyor. İsrail’e yönelik boykot çağrısı, Boycott, Divestment, Sanctions (BDS) hareketinin Türkiye’deki yerel bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Eylem sırasında katılımcılar, Türk ve Filistin bayrakları açarak “Mahallemizde Siyonist Destekçisi İstemiyoruz” yazılı pankartlarıyla mesajlarını pekiştirdi. Çevredeki bazı işletmeler ise grup üyelerinin haklarını destekleyerek, aynı firma zincirinin ürünlerini satıştan kaldırma kararı aldı.
Yerel yöneticiler, eylemin barışçıl çerçevede sürdüğünü ve kamu düzenine bir tehdit oluşturmadığını belirtti. Ancak, bazı muhalif sivil toplum kuruluşları ise ekonomik boykotun uzun vadede yerel istihdamı olumsuz etkileyebileceği endişesini dile getirdi.
Grup, önümüzdeki günlerde eylemi haftalık bir maraton haline getirerek, daha geniş bir katılımcı kitlesiyle sürdürmeyi planlıyor. Ayrıca, sosyal medya üzerinden kampanyayı yaygınlaştırarak, ülke çapında benzer eylemlerin örgütlenmesi hedefleniyor.