
İstanbul’da son haftalarda medya ve sanat camiasına ait birçok isim, uyuşturucu ile bağlantılı olduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Bu süreçte Başsavcı Akın Gürlek, tv100’den Murat Kelkitlioğlu’na yaptığı röportajda soruşturmanın hâlâ “sürecinin devam ettiğini” belirtti ve yeni isimlerin ekleneceğini kesin bir dille ifade etti.
“Yeni isimler olacak mı, soruşturma büyüyecek mi?” sorusuna ise “Evet, olacak. Özellikle temin eden kişiler üzerinde çalışıyoruz. Bu kişiler zaten tespit edildi ve bir sonraki operasyonlarımız bu çerçevede gerçekleşecek” şeklinde yanıt verdi. Bu açıklama, soruşturmanın sadece kullanıcıları değil, aynı zamanda uyuşturucu tedarik zincirindeki kilit isimleri de hedef alacağını gösteriyor.

Gürlek’in sözleri, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Özellikle sanat çevrelerinden ve medya mensuplarından gelen tepkiler, soruşturmanın kapsamının ne kadar geniş olabileceği konusunda spekülasyonları artırdı. Birçok uzman, bu tür bir genişleme sayesinde uyuşturucu ticaretinin köklerine inilebileceğini ve uzun vadede toplumsal fayda sağlayacağını öne sürüyor.
Öte yandan, bazı eleştirmenler ise adli sürecin şeffaflığı ve soruşturmanın bağımsız yürütülmesi konusunda endişelerini dile getiriyor. Soruşturmanın “temin eden kişiler” odaklı genişletilmesi, hem hukuki hem de etik açıdan titiz bir denetim gerektirecek.
Bu gelişmeler ışığında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki günlerde düzenleyeceği operasyonların detayları merakla bekleniyor. Yetkililer, kamuoyuna sürecin ilerleyişi hakkında düzenli bilgilendirme yapacaklarını ve soruşturmanın adil bir biçimde sürdürüleceğini vurguladı.
Son olarak, bu tür yüksek profilli soruşturmaların medya ve sanat dünyasındaki itibar üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemeli. Ünlü isimlerin isimlerinin soruşturma kapsamında yer alması, sektörde bir temizlik hareketi olarak da algılanabilir; ancak aynı zamanda kariyerlerine zarar verebilecek ciddi sonuçlar da doğurabilir.