
Necdet Akel, Gediz Belediyesi olarak uzun yıllardır yürüttükleri çalışmalardan bahsederek, “Tarhana Uşak’ın mı, Gediz’in mi? sorusu artık netleşti: Tarhananın başkenti Gediz'tir” dedi.

Başkan Akel, bu coğrafi işaretli ürünün önümüzdeki yıl 22. yıldönümünü kutlayacağını ve aynı zamanda Tarhana Festivali adı altında çeşitli etkinlikler düzenleyeceklerini belirtti. Festivalin amacı, sadece bir sosyal aktivite olmaktan ziyade, Gediz Tarhanası’nın ulusal ve uluslararası tanıtımını sağlamaktır.
Gediz’de tarhana üretiminin büyük bir kısmı kadın emeğiyle gerçekleşiyor. Akel, “Her evde annelerimiz, ablalarımız tarhana üretiyor; fabrikasyon üreticilerimiz de bu geleneği sürdürüyor” diyerek, yerel ekonomiye katkısını vurguladı. Son yıllarda Gediz Tarhanası, zincir marketlerde ve büyük mağazalarda yaygın olarak bulunuyor, bu da satışların ülke çapında artmasını sağladı.
Türkiye’nin birçok ilinde tarhana yapılmasına rağmen, Gediz Tarhanası’nın doğal içeriği ve şifalı özellikleri onu farklı kılıyor. Akel, “Gediz Tarhanası, doğal malzemelerle, uzun mayalanma süreciyle hazırlanır; bu da ona benzersiz bir lezzet ve sağlık faydası kazandırır” ifadelerini kullandı. Bu yüzden, “Tarhana denildiğinde akla Gediz gelsin” söylemi, yerel halkın ve uzmanların ortak görüşü haline geldi.
Başkan Akel, “Tarhananın başkenti Gediz” ifadesi için patent başvurusunda bulunduk ve sürecin olumlu sonuçlandığını açıkladı. Patent onaylandığında, Gediz Tarhanası’nın marka değeri ve yasal koruması güçlenecek, bu da ihracat fırsatlarını artıracak.
Son olarak Akel, Gediz’in tarhana üretiminde yenilikçi teknikler geliştirmeye devam edeceğini ve genç girişimcileri bu alana yönlendirecek eğitim programları planladığını belirtti. Gediz Tarhanası’nın hem ekonomik hem de kültürel bir miras olarak korunması ve tanıtılması, belediyenin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.