
Almanya’nın başkenti Berlin, 1,20 metre yüksekliğinde ve her biri 350 kilogram ağırlığındaki hareketli bariyerleri, sinagoglar, Yahudi Lisesi, Yahudi Toplum Merkezi ve Berlin Yahudi Müzesi gibi kritik noktalara yerleştirerek araçlı saldırı riskini büyük ölçüde azaltmayı hedefliyor. Bu bariyerler, “Şehirdeki Yahudi yaşamını korumak en büyük önceliğimizdir” diyen Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı İris Spranger’in kararıyla uygulanmaya başladı.

15 kişinin hayatını kaybettiği ve 40’tan fazla kişinin yaralandığı Sydney’deki Bondi Plajı Hanuka saldırısı, dünya genelinde Yahudi topluluklarının güvenlik algısını derinden sarstı. Avustralya’da polis, saldırıyı planlayan baba‑oğul ikiliyi yakalarken, Avrupa’da da benzer tehditlere karşı önleyici adımların hız kazanması kaçınılmaz hâle geldi.
Berlin Eyaleti, yeni bariyerlerin yanı sıra 24 saat polis nöbetlerini artırdı ve toplamda yaklaşık 1,5 milyon Euro’luk bir bütçe ayırarak güvenlik kameraları, aydınlatma sistemleri ve acil durum iletişim altyapısını modernize etti. Bu yatırımlar, potansiyel araçlı saldırıları engellemenin yanı sıra, kalabalık etkinliklerde hızlı müdahale imkânı sağlayacak.
Almanya’da güvenlik uzmanları, Berlin’in bu adımını “önleyici ve sorumlu” olarak nitelendirirken, uluslararası Yahudi örgütleri de Berlin’i benzer önlemleri diğer Avrupa şehirlerine yayması yönünde teşvik etti. Avustralya’nın da saldırı sonrası kendi iç güvenliğini yeniden gözden geçireceği, yetkililerin açıklamalarında yer alıyor.
Uzmanlar, Berlin’in bu önlemlerinin sadece bir başlangıç olduğunu vurguluyor. Güvenlik protokollerinin periyodik olarak güncellenmesi, toplulukların bilinçlendirilmesi ve istihbarat paylaşımının güçlendirilmesi, olası saldırıların önlenmesinde kritik rol oynayacak. Berlin, bu sürecin bir parçası olarak, Avrupa genelinde Yahudi kurumları için bir güvenlik modelini temsil etmeyi hedefliyor.
Berlin’in aldığı güvenlik önlemleri çok yerinde. Herkes güvende olmalı.
Berlin’in bu adımı cesurca. Umarım gelecekte de benzer saldırılar önlenebilir.