Beyin Tümörlerinin İlk Belirtileri

Beyin Tümörlerinin İlk Belirtileri
Yayınlama: 12.11.2025
3
A+
A-

Prof. Dr. Hakan Emmez, sabahları artan baş ağrılarının beyin tümörü belirtisi olabileceğini belirtti.

Beyin Tümörlerinin İlk Belirtilerini Nasıl Tanıyabilirsiniz?

BEYİN ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hakan Emmez, sabah saatlerinde artan ve gün içinde şiddetlenen baş ağrılarının beyin tümörünün erken bir işareti olabileceğini açıklamıştı. “Beyin tümörleri her zaman kötü huylu değildir; fakat yerleşim yerine göre ciddi nörolojik kayıplara yol açabilir.” demiştir.

Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Emmez, erken tanı ve hızlı müdahalenin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurguladı. Beyin gibi kritik bir organı etkileyen tümörler, yerleşimlerine göre farklı semptomlar gösterebilir; bu yüzden hastaların belirtileri hafife almamaları gerekir.

Erken Belirtiler arasında sabahları ortaya çıkan baş ağrılarının yanı sıra mide bulantısı, kusma, denge kaybı, görme bozuklukları, epileptik nöbetler ve konuşma güçlüğü bulunur. Bu şikayetler, özellikle baş ağrısı rutin bir migren gibi düşünülmemeli, çünkü beyin tümörü baskısı altında gelişen ağrılar genellikle sabahları daha belirgindir ve dinlenme ile geçmez.

Risk Faktörleri ve Nedenler

Prof. Dr. Emmez, beyin tümörlerinin kesin nedeninin hâlâ tam olarak bilinmediğini, ancak genetik yatkınlık, radyasyona maruz kalma ve bazı kalıtsal sendromların (örneğin nörofibromatozis tip 1 ve 2, Li‑Fraumeni sendromu) risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Ayrıca yüksek doz radyoterapi geçmişi olan bireylerde de oluşma olasılığı artmaktadır.

Primer ve Sekonder Tümörler

Tümörler, köken aldıkları dokuya göre primer (birincil) ve sekonder (metastatik) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer tümörler doğrudan beyindeki hücrelerden kaynaklanırken, sekonder tümörler vücudun başka organlarındaki kanserlerin beyne yayılmasıyla ortaya çıkar. İyi huylu bir tümör dahi beyin dokusuna baskı yaparak ciddi nörolojik bozukluklara yol açabilir.

Tanı Süreci

Belirtiler ortaya çıktığında ilk adım nörolojik muayenedir. Ardından Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) en detaylı anatomik bilgiyi sağlar; tümörün konumu, büyüklüğü ve çevre dokularla ilişkisi net bir şekilde gösterilir. Gerekli durumlarda biyopsi yapılır ve tümörün tip ve derecesi kesinleştirilir.

Tedavi: Multidisipliner Yaklaşım

Modern onkoloji, beyin tümörlerinin tedavisinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve uzun vadeli takip süreçlerini hastaya özel bir plan çerçevesinde birleştirir. Cerrahi aşamada nöronavigasyon, nöromonitörizasyon ve floresan teknolojileri sayesinde tümör dokusu maksimum oranla çıkarılırken sağlıklı beyin dokusu korunur. Radyoterapi ve kemoterapi ise özellikle malign tümörlerde kalan mikroskobik hücreleri yok etmek için kullanılır.

Emmez, “Gelişen tıp teknolojileri sayesinde tanı ve tedavi artık çok daha güvenli, etkili ve kişiselleştirilmiş.” diyerek, erken dönemde uzman bir beyin cerrahına başvurulmasının kalıcı hasar riskini büyük ölçüde azalttığını yineledi.

Önleyici Tavsiyeler

Sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli sağlık kontrolleri ve özellikle ailede beyin tümörü öyküsü olan bireylerin genetik danışmanlık alması erken tanı şansını artırır. Radyasyona maruz kalınan ortamlardan kaçınmak, uzun süreli baş ağrılarında doktor kontrolüne gitmek ve belirtileri hafife almamak kritik adımlardır.

Bu kapsamlı yaklaşımla, beyin tümörlerinin erken saptanması ve tedaviye hızlı başlanması hastaların yaşam kalitesini korumada ve hayatta kalma oranlarını yükseltmede temel bir unsur olmaktadır.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.