YÖK’ün Bilim Kafe projesi, bilimsel araştırmaları topluma daha yakından taşımak ve özellikle kırsal kesimde bilim‑temelli farkındalık yaratmak amacıyla ülke genelinde çeşitli şehirlerde düzenleniyor. Bu yılki organizasyon, 5 Aralık Dünya Toprak Günü kapsamında, Tohum Ambarı adı verilen yerel bir seed bankta gerçekleştirildi.
Etkinlik, Berker Çiftçi öğretim görevlisinin kurduğu ve yaklaşık 610 çeşit ata tohumunu barındıran Tohum Ambarı’nda başladı. Katılımcılar arasında Mengen Kaymakamı Sercan Yıldız, Belediye Başkanı Vural Turhan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Samettin Gündüz, YÖK Basın Müşaviri Çiğdem Savaşçıoğlu, akademik personel, çiftçiler ve öğrenciler yer aldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gündüz, toprağın ve ata tohumlarının geleceğin sürdürülebilir tarımına kritik bir temel oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin son yıllarda tohum üretimi ve ihracatında kaydettiği artışı, bilimsel araştırmaların ve genetik koruma programlarının desteklediğini belirtti.
Kaymakam Yıldız, göreve başladığı günden bu yana ilçenin üretim yapısını yakından izlediğini ve Mengen’de ıza buğdayı ekim alanının 120 dönüme ulaştığını, bu üretimin hem sağlık hem de kültürel miras açısından büyük değer taşıdığını dile getirdi.
Belediye Başkanı Turhan, gıda güvenliği ve sağlıklı üretim için ata tohumlarına dönüşün artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. “Ne ektiğimizi ve ne tükettiğimizi bilmek artık çok daha önemli. Çiftçilerimizi bilinçlendirmek hepimizin görevi.” şeklinde konuştu.
Berker Çiftçi, ambarın sadece 610 çeşit ata tohumunu barındırmakla kalmadığını, aynı zamanda kayıt altına alınmayı bekleyen çok sayıda yerel çeşit olduğunu açıkladı. Bölgedeki 250 dekara yakın alanda ıza buğdayı üretiminin sürdürüldüğünü ve bu alanda yapılan araştırmaların tohumun adaptasyon ve direnç özelliklerini ortaya koyduğunu ekledi.
Etkinlik kapsamında, ıza buğdayının 12 bin yıllık tarihini anlatan görsel bir sergi gezildi. Ziyaretçiler, antik dönemlerde Anadolu’da ekilen bu buğdayın tarihsel yolculuğunu, genetik çeşitliliğini ve bugünkü modern tarıma etkilerini öğrenme fırsatı buldu.
Program, ıza buğdayı ile hazırlanan gözleme, pizza, grissini, kurabiye ve benzeri ikramların sunulmasıyla sona erdi. Katılımcılar, lezzetli ikramları tatarken, tohumların ve toprağın önemi üzerine sohbet etti.
Etkinliğin sonunda, Bilim Kafe ekibi, bölge çiftçileriyle ortak araştırma projeleri geliştirme ve gençleri tarım‑bilim alanında kariyer yapmaya teşvik etme konularında iş birliği planlarını paylaştı. Bu tür etkinliklerin, yerel tarımın modern bilimle buluşmasını sağlayarak, hem ekonomik hem ekolojik fayda yaratması hedefleniyor.