
Türkiye’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın başkanlığını üstlendiği Bilim Kurulu Toplantısı, ankara hakimevinde gerçekleşti. Toplantıya, Bilim Kurulu Üyesi olarak seçilen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da dahil olmak üzere akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve bakanlık yetkilileri katıldı.

Bakan Göktaş, konuşmasında sosyal hizmetlerin yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamaktan öte, toplumun geleceğini inşa eden stratejik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal devlet vizyonunu referans göstererek, “Kadını, çocuğu, aileyi, yaşlıyı, özel gereksinimli bireyleri ve ihtiyaç sahiplerini merkeze alan her politika, toplumsal dayanıklılığı artırmaktadır” dedi.
Bu bağlamda Bilim Kurulunun, karar alma süreçlerinde akademik birikim ve veri analizlerini temel almasının, kapsayıcı ve etkili politikaların oluşumunda kritik bir rol oynadığı belirtildi.
Toplantıda, dijitalleşmenin sosyal ilişkileri yeniden şekillendirdiği, özellikle genç nesillerin aile içi dinamiklerine etkileri ve hizmetlere erişim modelleri ele alındı. Demografik dönüşüm çerçevesinde, yaşlanan nüfus ve düşük doğum oranlarının uzun vadeli sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki baskısı tartışıldı. Ayrıca, ekonomik belirsizlikler, göç hareketleri ve pandeminin bıraktığı izler gibi sosyal risklerin önleyici politikalarla nasıl azaltılabileceği üzerinde duruldu.
Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, bilimsel bilginin sosyal politikaların sürdürülebilirliği açısından “vazgeçilmez” olduğunu tekrar etti. “Sosyal politika alanında kalıcı ve etkili çözümler üretmenin yolu, bilimi karar alma süreçlerinin merkezine yerleştirmekten geçmektedir” diyerek, akademik araştırmaların saha deneyimiyle buluşmasının politikaların doğruluk payını artırdığını belirtti.
Üniversitenin bölgesel farklılıkları göz önünde bulunduran araştırma projelerinin, yerel hizmetlerin şekillendirilmesinde nasıl bir katalizör görevi gördüğüne de değinen Hacımüftüoğlu, “Atatürk Üniversitesi olarak bilgi üretimini toplumsal faydaya dönüştürmeyi önceliyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplantının sonunda, Bilim Kurulu üyelerinin öneri ve görüşlerinin alınmasının ardından, bilim temelli, kapsayıcı ve sürdürülebilir sosyal politikaların geliştirilmesi yönünde ortak bir çalışma iradesi bir kez daha vurgulandı. Katılımcılar, bu tür platformların düzenli olarak devam etmesinin, politika yapıcıların güncel ve güvenilir verilerle hareket etmelerini sağlayacağını müteakip bir karara varmışlardır.
Bu toplantı, Türkiye’de sosyal hizmet politikalarının bilimsel dayanaklarla güçlendirilmesi yönünde atılan önemli bir adım olarak kayda geçiyor. Bilim Kurulunun önerileri, önümüzdeki yıllarda yürütülecek reformların ve yeni yasal düzenlemelerin şekillenmesinde belirleyici rol oynayacak. Toplantının çıktıları, hem bakanlığın stratejik planlamasında hem de üniversitelerin toplumsal araştırma projelerinde referans alınacak.