
Emine Mehmet Baysal Özel Eğitim Uygulama Okulu, Bolu’nun Seyit Mahallesi’nde 148 öğrenciye bire bir eğitim sunan bir kurumdur. Okulda, orta ve ileri düzey zihinsel yetersizlik ya da otizm tanısı taşıyan çocuklar, her sınıfta iki öğretmen eşliğinde özenle eğitilmektedir. 80 öğretmen görev yaparken, öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçlarını karşılamak için sınıflarda küçük gruplar halinde çalışılmaktadır.

Bu eğitim modeli, öğrencilerin akademik ve sosyal becerilerini güçlendirirken, aynı zamanda ailelerin de bekleme süresini verimli kılmak üzerine bir adım atıyor. Okul yönetimi ve Halk Eğitim Merkezi arasındaki iş birliği, velilerin çocuklarını okula bıraktıkları saatlerde bir “değerli zaman” yaratmak amacıyla dikiş‑nakış kursu oluşturdu.
Kurs, sabah 09:00‑14:45 arasındaki eğitim saatleri boyunca velilerin bekleme odasına entegre edildi. Kursa katılan anneler ve babalar, deneyimli eğitmenlerin rehberliğinde temel dikiş, nakış ve kıyafet tasarımı tekniklerini öğreniyor. Kurs süresince ortaya çıkan ürünler, okulun düzenleyeceği “hayır panayırı”nda sergilenip satılıyor; böylece elde edilen gelir okulun sosyal projelerine ve ailelerin ekonomik ihtiyaçlarına yöneltiliyor.
Katılımcı anneler, dikiş yaparken aynı zamanda birbirleriyle sohbet edip deneyimlerini paylaşıyor, bu da stres yönetimi ve toplumsal dayanışma açısından büyük bir avantaj sağlıyor.
Saniye Acet (otizmli bir çocuğun annesi) şöyle diyor: “Çocuklarımızın üstüne giydiklerini kendimiz dikiyoruz. Kurs sayesinde hem zamanımızı değerlendiriyoruz, hem de yeni beceriler öğreniyoruz.” Bu ifade, kursun yalnızca ekonomik bir fayda sağlamadığını, aynı zamanda aile içi bağları güçlendirdiğini gösteriyor.
Ebru İnceayan ise, “Gelir sağlıyoruz, birbirimize yardımcı oluyoruz. Okul bu imkanı sunduğu için çok teşekkür ederiz.” diyerek projenin katma değerini vurguluyor.
Projenin uzun vadeli hedefi, dikiş‑nakış kursunu okulun kalıcı bir hizmeti hâline getirerek daha fazla veliye ulaşmak. Ayrıca, üretilen el emeği ürünlerin yerel pazarlara sunulması, bölgedeki küçük işletmelerin ve kadın kooperatiflerinin gelişimine de katkı sağlayabilir.
Bu tür sosyal projeler, özel eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımların bir örneği olarak diğer ilçelere ve illere model olabilir. Velilerin aktif katılımı, hem çocukların eğitim sürecine olan güveni artırıyor hem de aile ekonomisine sürdürülebilir bir destek sağlıyor.