
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu‘nun resmi davetlisi olarak Ankara’da temaslarda bulunan Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al‑Haddad ve heyeti, Falcon 50 tipi jetle Ankara’nın Haymana ilçesi yakınlarında düşürüldü. Al‑Haddad dahil 8 kişi hayatını kaybetti.

Kazanın ardından olay yerinde kara kutusu bulundu ve kazanın teknik raporu ile adli inceleme raporu hazırlanıyor.
Hürriyet Gazetesi yazar Abdulkadir Selvi, düşen uçağın Malta bayraklı olmasını bir “gizli istihbarat operasyonu” işareti olarak yorumladı. Malta, tarihsel olarak Mossad ve İngiliz istihbaratının faaliyet gösterdiği bir bölge olarak biliniyor. Bu bağlamda, uçağın elektrik sistemine daha önce yerleştirilen bir aparat dışarıdan gönderilen bir sinyalle aktive edilmiş olabileceği iddiası ortaya atıldı.
“Uçak, bir sabotaj cihazı gibi programlanmış olabilir,” diye ekledi Selvi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bir cumhuriyet başsavcı vekili koordinesinde 4 savcı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kazanın düşüş bölgesi güvenlik çemberine alınarak tüm enkaz parçaları muhafaza altına alındı. Kara kutusu başta olmak üzere tüm parçalar analiz ediliyor.
Teknik ekipler Fransa, Türkiye ve Libya’dan gelen uzmanlarla birlikte ön rapor hazırlıyor. Uçağın son bakımları, yedek parça standartları, yakıt kalitesi ve hava koşulları detaylı inceleniyor. Ayrıca pilotların uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, alkol ve ilaç kullanımı da titizlikle araştırılıyor.
Libya Dışişleri Bakanlığı, kazanın uluslararası bir trajedi olduğunu belirterek, “Gerekli tüm iş birliğini sağlayacağız” dedi. Fransa Savunma Bakanlığı ise uçağın Fransız menşeli olduğunu ve Malta bayrağının sadece tescil nedeni olduğunu vurguladı.
Birleşik Krallık dışişleri temsilciliği ise, “İstihbarat faaliyetleri konusunda spekülasyonların önüne geçmek gerekir” şeklinde bir açıklama yaptı.
Uzmanlar, kazanın yapısal arıza, tasarım hatası, sabotaj ya da dış müdahale gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Sonuç raporu açıklandığında sorumluluk zincirinin genişletilebileceği ve uluslararası ilişkilerde yeni gerilimler ortaya çıkabileceği öngörülüyor.
Bu iddiaların kesinleşmesi için kara kutusunun deşifresi ve teknik incelemeler tamamlanmalı. Şimdilik, kazanın ardındaki gerçek hâlâ soru işaretleriyle dolu.