
25 Ekim 2024, saat 18.30’da Meram Mahallesi, Ebussuud Efendi Caddesi’nde bulunan bir site önünde, Abdullah Küçüktaşdemir (47), boşanma sürecindeki eşi Ebru Küçüktaşdemir (45)’i takip etmeye başladı. Çift arasında çıkan tartışma, zanlının yanındaki bıçakla 22 ayrı darbe atmasına yol açtı. “Bana iftira atıyorlar, kolumda ‘Ebru’ yazıyor. Başında ve sonunda sonsuzluk işareti var.” şeklindeki savunması, mahkeme salonunda da yankılandı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Şüpheli etkisiz hale getirilirken, ağır yaralanan Ebru Küçüktaşdemir ilk müdahalenin ardından Meram Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ve hayatını kaybetti.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, zanlı hakkında “kadına karşı tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açtı. İddianamede, zanlının telefon kayıtlarında olay gününe yakın “Av bıçağı Konya” gibi aramalar yaptığı ve Ebru Küçüktaşdemir’e “Cezaevinden başka yer mi var, bugün bu iş bitecek. Bende her şey bitti. Aklın varsa Konya’yı terk et” şeklinde tehdit mesajları gönderdiği belgelendi.
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, zanlı SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mahkeme heyeti, zanlının “para pul düşkünü olmadığını” ve “eşini sonsuzluğa göndermediğini” iddialarını dikkate almayarak, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını verdi. Karar, hem kamuoyu hem de kadın hakları örgütleri tarafından “örnek oluşturması açısından kritik” olarak nitelendirildi.
Olay, Konya’da ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Kadın hakları savunucuları, “bu tür davalar, aile içi şiddetin caydırıcı bir örnekle ele alınması gerektiğini gösteriyor” diyerek adli süreçlerin şeffaflığına ve mağdurların korunmasına vurgu yaptı. Hukuk akademisyenleri ise, “ağırlaştırılmış müebbet hapis, benzer vakalarda bir uyarı işlevi görebilir; ancak önleyici tedbirlerin ve sosyal destek mekanizmalarının da güçlendirilmesi şart” şeklinde değerlendirdi.
Abdullah Küçüktaşdemir’in cezası, infaz kurumuna sevk edilerek kesinleşecek. Olayın aydınlatılması sürecinde, aile içi şiddetle mücadele programlarının yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yeniden gözden geçirilmesi bekleniyor.