Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, son aylarda çayda gıda boyası tespitine yönelik geniş çaplı denetimler yürüttü. Bu denetimler sırasında çok sayıda restoran, kafe ve market zincirinden numune alındı ve incelenen örneklerin büyük bir kısmında boya katılmış çay bulunması rapor edildi.
Denetim raporları, özellikle Doğu Karadeniz bölgesinden elde edilen atık çay yapraklarının granül haline getirilerek boya eklendiğini ortaya koydu.

Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, yaptığı açıklamada, “Türkiye restoranlarının %60‑70’inde boyalı çay kullanıldığını gözlemliyoruz” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti. Arslan, ayrıca şu sözleri söyledi:
“Rize dışındaki paketleme tesisleri, bilinmeyen çaylarla harmanlanarak boya katıyor ve bu ürünler zincir kafelerde poşet çay olarak satılıyor. Bu çayların tadı değişmez, ancak içeriğinde sağlık açısından riskli kimyasallar bulunur.”
Arslan, çay atıklarının granül hale getirilip boya eklenerek yeniden piyasaya sürülmesinin hem çiftçilerin gelirlerini kırktığını hem de tüketicilerin sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Boyama işlemi için kullanılan gıda boyaları, bazı durumlarda alergik reaksiyonlar, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, uzun vadeli tüketimin kanser riski artırabileceğini de belirtiyor.
Sağlık Bakanlığı geçici olarak bu ürünlerin satışını durdurma çağrısında bulundu ve denetimlerin hızlandırılacağını açıkladı.
Türkiye’nin yıllık kuru çay tüketimi yaklaşık 240 bin ton seviyesinde. Arslan’ın verilerine göre, boyalı çayın bu tüketimin %35’ine tekabül ettiği tahmin ediliyor. Bu durum, gerçek çay üreticilerinin pazar payını azaltarak yıllık milyarlarca lira kayba yol açıyor.
Kaliteli Rize çayının kilogram fiyatı 280‑300 TL iken, boyalı çayın aynı miktarı çok daha düşük bir maliyetle üretilip binlerce bardak çaya dönüştürülebiliyor. Bu “su kat sat” yöntemi, özellikle zincir restoran ve kafelerde haksız kazanç sağlıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, tüm çay üretim ve paketleme tesislerine yönelik denetimleri artırmayı ve boyalı çay tespitine yönelik laboratuvar analizlerini genişletmeyi planlıyor. Ayrıca, tüketicileri bilinçlendirmek amacıyla medyada kampanyalar ve etiket denetimleri yürütülecek.
Uzmanlar, çay tüketicilerinin paket üzerindeki içerik bilgilerini dikkatle okuması, güvenilir markalardan alışveriş yapması ve şüpheli lezzet farklılıklarını raporlaması gerektiğini belirtiyor.
Boyalı çay skandalı, sadece bir gıda güvenliği sorunu değil; aynı zamanda ülkenin en büyük tarımsal ürünlerinden biri olan çayın itibarını ve çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit eden bir ekonomik kriz niteliği taşıyor. Yetkililerin hızlı ve kararlı adımları, hem halk sağlığının korunması hem de çay sektörünün sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip.