Bulgaristan’ın üçlü koalisyon hükümeti, GERB, Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ve Böyle Bir Halk Var (İTN) partileri arasında kırılma noktasına ulaştı. Muhalefetin önergesiyle yapılması planlanan güven oylamasında yeterli çoğunluk sağlanamaması, Jelyazkov’un istifa kararını tetikledi.

Parlamentoda yaptığı açıklamada Jelyazkov, “Toplumun beklentilerine uygun hareket etmek istiyoruz. İktidar halkın iradesinden doğar.” sözleriyle, gençler ve yaşlılar başta olmak üzere geniş bir kesimin istifa çağrısını dile getirdiğini vurguladı.
Rosen Jelyazkov, bu kararı almasının tek nedeni olarak ülke içinde “artan toplumsal memnuniyetsizlik” ve “ekonomik sıkıntıların derinleşmesi”ni gösterdi.
Boyko Borisov, GERB partisinin genel başkanı olarak istifaya “tamamen şaşkın” bir tutum sergiledi. Borisov, “11 aylık iktidarımız sırasında utanacak hiçbir şey yapmadık” diyerek hükümetin performansını savundu, ancak aynı zamanda Jelyazkov’un istifasını “beklenmedik bir sürpriz” olarak nitelendirdi.
Borisov ayrıca, istifadan sonra bütçe görüşmelerine dair hiçbir çaba göstermeyeceklerini belirterek, “Artık istifa etmiş bir hükümet çalışamaz. Piyasadaki fiyat artışlarını önlemek için yardımcı olacağız ama yeni bütçeye müdahale etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Jelyazkov’un istifası, Bulgaristan anayasasında “parlamenter rulet” olarak adlandırılan süreci harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Rumen Radev**,* önce parlamentodaki en büyük iki partiye hükümet kurma görevini verecek; bu girişimler başarısız olursa, Radev başka bir partiye kabine kurma sorumluluğunu devredecek.
Eğer yeni bir koalisyon kurulamazsa, Radev’in erken seçim tarihi belirlemesi kaçınılmaz hâle geliyor. Siyasi gözlemciler, koalisyonun kırılma riskinin yüksek olduğunu ve yeni bir hükümetin oluşma ihtimalinin “düşük” olduğunu vurguluyor.
Planlanan güven oylamasına 108 milletvekili katıldı ve önergeyi destekleyecek 121 çoğunluk sağlanamadı. Koalisyon içinde yer alan GERB, BSP ve İTN ile dışarıdan destek alan HÖH‑Yeni Başlangıç Partisi milletvekilleri oylamayı boykot ederek salondan ayrıldı. Bu durum, koalisyonun parlamentodaki dayanıklılığını ciddi şekilde sarstı.
Özetle, Bulgaristan siyasetinde şu anki belirsizlik dönemi, ülkenin ekonomik ve sosyal istikrarını da etkileyebilecek bir kırılma noktasına işaret ediyor. Erken seçim sürecinin nasıl şekilleneceği, hem iç politikada hem de AB ilişkilerinde kritik bir rol oynayacak.