Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, üçlü koalisyon hükümetinin güven oylamasına girmesi öncesinde beklenmedik bir istifa kararı aldı. Parlamento güven oylaması için planlanan gündemi, Jelyazkov’un istifasıyla bir anda belirsizliğe sürükledi. İstifasını, artan toplumsal memnuniyetsizlik ve devam eden protestoların etkisiyle verdiğini belirten Jelyazkov, şu sözlerle açıklama yaptı: “Toplumun beklentilerine uygun hareket etmek istiyoruz. İktidar halkın iradesinden doğar.”

Başbakanın istifasının hemen ardından, koalisyon hükümeti de istifasını sundu. Bu adım, GERB (Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar) partisi Genel Başkanı Boyko Borisov‘un da sert tepkisine yol açtı. Borisov, 11 aylık iktidar sürecinde “utanacak bir şey yapmadık” diyerek hükümetin performansını savundu, ancak yeni bir erken seçim ihtimalinin ortaya çıkmasını da kabul etti.
Güven oylamasına katılan 108 milletvekili, koalisyonun ekonomi politikası önergesine yeterli çoğunluğu sağlayamadı. GERB, BSP (Bulgaristan Sosyalist Partisi) ve İTN (Böyle Bir Halk Var) partileri ile HÖH‑Yeni Başlangıç partisi milletvekilleri oylamayı boykot ederek meclis salonunu terk etti. 240 üyeli mecliste karar için en az 121 milletvekilinin desteği gerekiyordu; bu koşul sağlanamadı.
Hükümet kurulamaması halinde, Cumhurbaşkanı Rumen Radev, “parlamenter rulet” olarak adlandırılan prosedürü devreye sokacak. İlk olarak meclisteki en büyük iki partiye hükümet kurma görevi verilecek; başarısız olunursa başka bir partiye geçiş yapılacak. Bu süreç sonuçsuz kalırsa, Radev erken seçim için tarih belirleyecek.
Siyasi analistlerin görüşüne göre, mevcut koalisyonun yeni bir hükümet oluşturma potansiyeli düşük. Erken seçim ihtimali yükseliyor ve bu durum Bulgaristan’ın Avrupa Birliği içindeki konumunu da etkileyebilir. Uzmanlar, yeni seçim sürecinin hem ekonomik reformları hem de yolsuzlukla mücadeleyi yeniden gündeme getireceğini vurguluyor.