28 Kasım tarihinde, Şamlı mevkii yakınlarındaki ormanda Erdoğan Demirparmak ve kuzeni Batukan Badak (16) “köy göçüren” (Amanita muscaria) mantarları topladı. Gençler, buldukları mantarlardan bir tanesini çiğ olarak tüketti. İlk akşam ise mantarları mangalda pişirerek tekrar yediler, fakat çiğ yeneni zaten vücutlarına almıştı.

Ertesi sabah, Batuhan şiddetli karın ağrısı ve bulantı şikayetleriyle Kenan Badak (baba) tarafından Balıkesir Şehir Hastanesi’ne götürüldü. İlk muayenelerde hastalık belirtilerinin ciddi olmadığı öne sürülerek taburcu edilse de, semptomlar devam etti ve genç yoğun bakım ünitesine alındı. Durumu hızla kötüleşti, karaciğer fonksiyonları ciddi şekilde bozuldu.
Bir gün sonra, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Burada yapılan ileri tetkikler, Batuhan’ın karaciğerinin %90’ının işlevsiz hale geldiğini ortaya koydu. Doktorlar, acil karaciğer nakli gerektiğini belirttiler.
Kenan Badak, oğlunun hayatını kurtarmak için kendi karaciğerinin %68’ini bağışlamaya karar verdi. 6 saat süren bir operasyon ile nakil gerçekleştirildi. Operasyon sonrası Batuhan, yoğun bakımda izlemeye alındı ve birkaç gün içinde bilinci tamamen yerine geldi.
Bu süreçte Prof. Dr. Ekrem Kaya (BUÜ Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı) yaptığı açıklamada, “Doğadan toplanan mantarların zehirli olup olmadığını ayırt etmek zor; çiğ tüketim ölümcül sonuçlar doğurabilir.” şeklinde uyarıda bulundu. Uzman, kültür mantarlarının güvenli olduğunu, fakat yabani mantarların pazarlara kadar satılması halinde halk sağlığı açısından büyük bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Kaya ayrıca organ bağışının önemine değinerek, “Benzer vakalarla karşılaşmamak için topluluk bilinçlendirilmelidir; organ bağışı hayat kurtarır.” dedi.
Kenan Badak, “Oğlum mantar topladı, çiğ yedi ve 24 saat içinde zehirlendi. Hastaneye gidip taburcu edilmemiz, ardından tekrar yoğun bakıma alınmamız ve sonunda karaciğer nakli yapılması… Gerçekten büyük bir şans.” ifadelerini kullandı. Ayrıca organ bağışının toplumsal sorumluluk olduğunu, “Herkes organ bağışı yapmalı.” diye ekledi.
Türkiye’de yıllık ortalama 150-200 mantar zehirlenmesi vakası rapor edilmektedir; özellikle sonbahar aylarında bu sayı artmaktadır. Sağlık Bakanlığı, her yıl Mayıs-Kasım dönemi arasında halkı yabani mantar tüketiminden kaçınmaya çağırmaktadır. Uzmanlar, özellikle kırmızı şapkalı, beyaz gövdeli mantarların zehir taşıma riski yüksek olduğunu belirtiyor.
Karaciğer nakli, Türkiye’de yıllık 1,200 civarında gerçekleştirilmektedir. Uyumlu bir donör bulunması, hastanın yaşam şansını %70-80 oranında artırmaktadır. Bağışçıların %60’ı yaşlı bireyler olup, genç hastalar genellikle aile üyelerinden nakil alıyor. Bu bağlamda, Kenan Badak’ın karaciğer bağışı, hem etik hem de tıbbi açıdan örnek bir davranış olarak öne çıkıyor.
Batuhan’ın durumu, doğadan toplanan mantarların ölümcül risklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, “Lütfen yabani mantarları kesinlikle çiğ tüketmeyin; emin olmadığınız her mantarı uzmanlara gösterin.” şeklinde bir kez daha uyarıda bulundu. Aynı zamanda organ bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiği vurgulandı. Bu trajik olay, hem sağlık hem de etik açıdan bir uyarı niteliği taşıyor.