BURSA (İHA) – Bursa’nın tarihî Kapalıçarşısı, son günlerde “altın işletme” sözüyle yürütülen büyük bir dolandırıcılık skandalına sahne oldu. M.B.A., H.Ç.A. ve E.B. adlı şüpheliler, yatırımcılara altınların işleneceği ve belirli periyotlarda kar payı dağıtılacağı vaadiyle yaklaşık 40 kişiden 120 milyon lira topladılar. Toplanan paralar, müşterilerin düğün, ticaret sermayesi ya da mevcut altın birikimleri gibi çeşitli amaçlar için ayırdığı meblağları kapsıyordu.

Para ve altın teslimi yapıldıktan kısa bir süre sonra şüphelilerin ödeme sözü kesildi ve geri ödeme yapılmadı. Mağdurlar, durumu öğrenir öğrenmez kapalıçarşıdaki kuyumcu dükkanlarının önünde toplandı. Gergin anların yaşandığı protestoda vatandaşlar, “Artık vaatlere inanmayacağız” diyerek seslerini duyurdu. Bazı mağdurlar, şüphelilerin aynı zamanda yasa dışı bahis oynadığı iddialarını da gündeme taşıdı. Şüpheliler ise ifadelerinde bu olayın dolandırıcılık değil, “ticari bir anlaşmazlık” olduğunu savundu.
Bursa Kuyumcular Odası Başkanı İsa Altıkardeş, çok sayıda mağdurun odaya başvurduğunu belirterek, “Sorunun çözümü için bir dizi girişimde bulunduk; ancak şu ana kadar somut bir sonuç elde edemedik” şeklinde açıklama yaptı. Odanın, mağdurlara hukuki danışmanlık ve psikolojik destek sağlamak için bir komisyon kurduğu da bildirildi.
Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Savcılık, şüphelilerin finansal hareketlerini, banka hesaplarını ve altın işlemlerini titizlikle incelerken, bir cumhuriyet savcısının da mağdur listesinde yer alması soruşturmanın ciddiyetini artırdı. Şu ana kadar 15 tutanak düzenlendi, 5 kişi gözaltına alındı ve suç duyuruları yeniden dosyalanıyor.
120 milyon lira tutarındaki bu kayıp, sadece bireysel yatırımcıları değil, Kapalıçarşı’nın ekonomik dinamiklerini de sarsıyor. Uzmanlar, benzer vaatlerin özellikle altın gibi değerli metal piyasalarında yatırımcıları yanıltma potansiyelinin yüksek olduğunu ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecek dönemde benzer vakaların önüne geçilmesi için hem sektörel denetimler hem de kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları şart.