Burundi’li Hastaya Türkiye’de Canlı Donör Böbrek Nakli: Hayatını Yeniden Kazandı

Burundi’li Hastaya Türkiye’de Canlı Donör Böbrek Nakli: Hayatını Yeniden Kazandı
Yayınlama: 24.12.2025
1
A+
A-

30 yıldır şeker hastalığı ve hipertansiyonla mücadele eden Burundi’li Callixte Ntamutumba, Kanada’da başarısız bir kadavra nakli sonrası Türkiye’de kuzeninden aldığı canlı böbrek nakli ile hayata yeniden tutundu.

Burundi’li Hastanın Zorlu Yolculuğu

Callixte Ntamutumba, 30 yıllık diyabet tedavisi ve 5 yıl önce tanı konulan böbrek yetmezliği ile Kanada‘da kadavra organ nakli denemişti. Ne yazık ki nakil sonrası gelişen enfeksiyon, böbreğin işlevini geri kazanmasını engelledi ve hastayı yeniden diyaliz tedavisine zorladı. Pandemi, vize sorunları ve canlı donör eksikliği nedeniyle Kanada’da bir sonraki adımını atamayan Ntamutumba, “Donör ihtiyacımız vardı ama Kanada’da Covid-19 nedeniyle vize sorunu yaşanıyordu” diyerek Türkiye’yi umut kaynağı olarak gördü.

Türkiye’ye gelmeden önce üç kez ameliyat geçiren hasta, haftanın dört günü diyaliz tedavisi alıyor, beş çocuğu olan bir babaydı. Türkiye’ye ulaşması, hem ailesi hem de kendisi için bir dönüm noktası oldu.

Türkiye’de Canlı Donör Böbrek Nakli

Ankara’daki özel bir hastanede yapılan kapsamlı tetkiklerin ardından, 18 Aralık tarihinde kuzeninden canlı donör olarak alınan böbrek, sorunsuz bir operasyonla yerine yerleştirildi. Operasyon sonrası hastanın iyileşme süreci sadece beş gün sürerek “çok iyiyim” şeklinde bir açıklamaya yol açtı. Ntamutumba, Türkiye Büyükelçiliği’nin gösterdiği destek ve doktorların profesyonelliği sayesinde çalışmaya ve normal yaşamına geri dönmeyi sabırsızlıkla beklediğini belirtti.

Uzman Görüşleri ve Türkiye’nin Organ Nakli Politikası

Avrupa Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Siren Sezer, Türkiye’nin canlı organ nakli konusunda dünya çapında bir referans ülke olduğunu vurguladı. “Dünyada birçok ülke tarafından referans ülke olarak kabul edilmekteyiz. Kadavra nakillerinin daha fazla olmasını istiyoruz” diye ekledi. Sezer, Afrika kıtasında organ nakli ve diyaliz hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekerken, Türkiye’ye her yıl yaklaşık 3.500 organ nakli gerçekleştirildiğini ve bu nakillerin %85’inin canlı vericiden geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Sezer, Kanada’dan gelen hastanın enfeksiyon sonrası akciğerinde kalıcı hasar izleri olduğunu, ancak kuzeninden alınan böbrek sayesinde fonksiyonların tamamen normale döndüğünü belirtti. Ayrıca, Afrika ülkelerinden gelen canlı nakil başvurularının artmakta olduğunu ve Türkiye’nin bu hastalara umut ışığı olduğuna inandığını ifade etti.

Gelecek ve Umut

Ntamutumba, Türkiye’deki tedavi deneyimini “Türkiye’nin sağlık sistemi çok iyi, doktorları ve insanları çok şükrediyorum” diyerek özetledi. Şimdi çalışmaya geri dönmeyi planlayan baba, aynı zamanda Afrika’daki diğer hastalar için Türkiye’nin bir kurtarıcı olmasını umuyor. Bu başarı, Türkiye’nin uluslararası alandaki sağlık turizmi ve organ nakli konusundaki konumunu bir kez daha pekiştiriyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.