Geçtiğimiz gece, Gürcistan sınırları içinde, dağlık bir bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait C‑130 tipi askeri kargo uçağı çökerek büyük bir felakete yol açtı. Uçağın çarpma noktasında yoğun bir enkaz alanı oluştu ve kurtarma ekipleri olay yerine sevk edildi. İlk tespitler, 18 askerimizin şehit olduğunu gösterirken, iki askerinin bedenine hâlâ ulaşılmadığı bildirildi.

Gürcistan İçişleri Bakanı Gela Geladze, resmi açıklamasında şunları söyledi: “18 kişinin naaşına ulaşıldı, 2 kişinin naaşı aranıyor. Türkiye İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon halindeyiz.” Bu sözler, iki ülke arasındaki yakın diplomatik iş birliğinin sürmekte olduğunu ve kayıp askerlerin bulunması için ortak bir çaba yürütüldüğünü vurguluyor.
Kaza bölgesine, Gürcistan ve Türkiye’den gelen uzman kurtarma ekipleri, helikopter ve kara ekipmanlarıyla geniş çaplı bir arama operasyonu başlattı. Yerel halkın da yardımseverliği sayesinde enkaz alanına ulaşım daha hızlı sağlanabiliyor. Ancak dağlık arazinin zorluğu, kayıp kişilerin bulunmasını zorlaştırıyor.
Kaza, sadece iki ülkenin değil, bölgenin de güvenliğine yönelik endişeleri artırdı. Birçok komşu ülke, baş sağlığı dileklerini iletirken, bölgedeki askeri uçuşların güvenliği konusundaki denetimlerin artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, TSK’nın benzer kazalarla ilgili geçmişte aldığı önlemler ve yeni güvenlik protokolleri de gündeme geldi.
Yetkililer, kayıp iki askerin en kısa sürede bulunması ve ailelerine net bilgi verilmesi için çabalarını sürdürüyor. Aynı zamanda, benzer trajedilerin önüne geçmek amacıyla askeri uçuş prosedürlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi planlanıyor. Bu acı olay, hem Türkiye hem de Gürcistan için derin bir yas ve aynı zamanda gelecekteki güvenlik politikalarına yön verecek bir dönüm noktası olarak görülüyor.