İstanbul’un tarihi semti Çengelköy’ün simge mekanlarından birinde, çözüm odaklı bir girişimci ve usta şef Bülent Dilbağı, yaklaşık on yıl önce patentli bir cevizli börek tarifi geliştirdi. Bu tarif, “sert hamurlu Anadolu böreklerinin İstanbul damak tadına uymadığı” görüşünden yola çıkarak, tam buğday unu ve sızma zeytinyağı ile hafif ama doyurucu bir alternatif sunuyor.

Bu tam buğday ununun tok tutma özelliği ve zeytinyağının anti‑oksidan faydaları sayesinde, “herkesin yiyebileceği bir börek” sloganıyla, diyabet hastalarından sporculara, sağlıklı yaşamı benimseyen geniş bir kitleye hitap ediyor.
Çengelköy Cevizli Böreği’nin menüsü, klasik sade cevizli versiyonunun yanı sıra üzümlü‑dutlu, cevizli peynirli ve kuru soğanlı gibi çeşitleri de kapsıyor. Kuru soğanlı versiyonun “piyaz şeklinde doğranıp hamura eklendiğinde, fırında pişerken çıkan soğan suyunun böreğe muhteşem bir aroma kazandırdığı” Bülent Dilbağı’nın sözleri, bu yeni çeşidin en çok beğenilen ürün olduğuna işaret ediyor.
Usta şef aynı zamanda Börekçiler Derneğinin kurucusu olarak, sektörün dağınıklığını gidermek ve kalite standartlarını yükseltmek amacıyla meslektaşlarını bir araya getiriyor. “Rekabeti fiyat düşürerek değil, kaliteyi artırarak yapın” diyerek, dürüst üretim, malzeme çalmama ve birlik içinde hareket etme felsefesini vurguluyor. Bu çağrı, yerel üreticilerin ulusal pazarda daha güçlü bir konuma gelmesini hedefliyor.
Çengelköy Cevizli Böreği, soğuk zincir teknolojisi sayesinde -40°C’de şoklama yöntemiyle donduruluyor. Bu sayede “lezzet ve doku kaybı olmadan, taze bir şekilde ev fırınlarında pişirilebiliyor”. 81 numaralı dağıtım ağı, ürünleri Migros gibi büyük market zincirleri, online satış platformları ve kendi şubeleri aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan tüketiciler, internet üzerinden sipariş vererek bu eşsiz lezzeti kapılarına getirebiliyor.
Bölgeye özgü bir tarifin, ulusal bir marka hâline gelmesi Bülent Dilbağı’nın uzun vadeli hedefi. “Edirne’den Hakkari’ye kadar her evde bu böreği taze olarak tüketmek istiyoruz” diyen Dilbağı, soğuk zincir altyapısının yanı sıra sürdürülebilir paketleme ve yerel çiftçilerin ceviz temini konularına da odaklanıyor. Bu vizyon, hem gıda güvenliği hem de ekonomik kalkınma açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.