
Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde, bir yaşını bir asır aşmış tescilli Çerkezmüsellim pabuç köftesi, nesiller boyu aynı tarifle hazırlanıyor. Trakya’nın bereketli meralarından temin edilen, bir yaşını geçmemiş dana etinden yapılan bu köfte, sadece etin değil, kullanılan özel baharat karışımının da bir sanat olduğunu kanıtlıyor.
Köfte ustası Mahmut Yalçın, babası Mehmet Şükrü Yalçın’ın 1982 yılında başlattığı serüveni anlatıyor: “Babam bu lezzeti ilk defa bir sokak köşesinde, sadece aileye servis ediyordu. 2009’da tescil ettirerek markalaştırdık ve o günden beri damaklarda iz bırakıyoruz.”
Yalçın, köftenin yumuşak dokusunun ve kendine has aromasının, modern tüketicilerin de beklentilerini karşıladığını vurguluyor.
İlçedeki küçük atölyeden başlayan ihracat süreci, Almanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerdeki gurme marketlere kadar uzandı. “Lezzetimiz, Almanya’nın bir şehir pazarında standımıza gelen ilk yabancı turistin beğenisiyle geniş kitlelere ulaştı.” diyor Yalçın. Bu talep, sadece yurt içi siparişlerde bir artışa değil, aynı zamanda yurtdışı fuarlarına katılım ve yerel turizmin canlanmasına da yol açtı.

Hayrabolu belediyesi, Çerkezmüsellim köftesini “kültürel miras” olarak tanımlayarak, gastronomi turları ve köfte festivalleri düzenliyor. Turist rehberleri, ziyaretçilere köfte yapım atölyeleri, tarihçesi ve bölgenin diğer yerel ürünleriyle bir arada deneyim sunuyor. Bu da yerel ekonomiye yeni bir soluk getiriyor.
Yalçın, önümüzdeki yıllarda köftenin “daha fazla Avrupa ülkesine ve hatta Asya pazarına” taşınması için lojistik ve kalite standartlarını artıracaklarını belirtiyor. Ayrıca, genç nesillere tarifin aktarılması ve dijital platformlarda tanıtım yapılması da stratejinin bir parçası.