
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında, 1921 yılında Menemen’de şehit edilen Asteğmen Kubilay ve iki bekçisinin 95. yıl dönümüne değindi. “Bugün, eğer grup toplantımız olmasaydı, Menemen’de olacaktım” diyerek, tarihsel bir hatırlatmayla güncel siyasi atmosferi bağdaştırdı. Özel, o dönemde Cumhuriyetin simgesel bayrağının şeriat bayrağıyla çatıştığını ve Kubilay’ın bu zulme karşı direnişini anlatarak, cumhuriyet değerlerine olan bağlılığını yeniden vurguladı.

Özel, iktidarın artık “bir iktidar partisi” olmadığını ve “yönetme kabiliyetlerini kaybettiklerini” iddia ederek, AK Parti’nin Meclis performansını eleştirdi. “Ben Meclis grubumuzun komisyon ve Genel Kurul performansından memnunum” derken, aynı zamanda AK Parti’nin eleştirilere ya yanıt vermediğini ya da hakaretle karşılık verdiğini belirtti. Bu söylem, muhalefetin yeniden yapılandırılması ve yeni bir muhalefet partisinin ortaya çıkması ihtimaline işaret ediyor.
Özel, 2025 enflasyon hedefinin %17,5 iken gerçekleşen %30 seviyesini “birazcık” sapma olarak nitelendiren iktidarın sorumsuzluğunu eleştirdi. Bu farkın yüzde 77 gibi çarpıcı bir artışa yol açtığını ve vatandaşların üzerindeki mali yükün “160 milyar dolar” gibi devasa bir tutara çıktığını vurguladı. “Bu darbenin maliyeti, 160 milyar dolar” ifadesiyle, ekonomik politikaların toplumsal refah üzerindeki yıkıcı etkisini özetledi.
Özel, Türkiye’deki asgari ücretin AB ülkeleriyle kıyaslandığında geride kaldığını, ancak son dönemdeki vergi artışlarıyla birlikte gerçek alım gücünün daha da azaldığını belirtti. “Şimdi asgari ücret Avrupa Birliği’ndeki hiçbir ülkeden yüksek değil” diyerek, ÖTV oranlarının %60‑220 arasında değiştiğini ve bu durumun düşük gelirli vatandaşları daha da zor durumda bıraktığını dile getirdi.
En çarpıcı açıklamalarından biri, bahis ve uyuşturucu sorununun ülkenin ana gündemi hâline geldiği yönündeydi. Özel, “Sokağın gündemi nihayet başka vesilelerle ülkenin gündemi haline geldi” diyerek, gençlerin okullarda çete ve torbacı tehdidiyle karşılaştığını; iş yerlerinden alınan paralarla yasa dışı bahis oynayanların intihar ettiğini; hatta hakemlerin 18 000 kez yasa dışı bahis oynadığını ve bu durumun “tam anlamıyla bir çürümüşlük” olduğunu vurguladı. Bu söylem, toplumsal düzenin derinlemesine sarsıldığını ve acil politika müdahalesi gerektiğini işaret ediyor.