KBÜ Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da gerçekleştirilen törende, raporun 8’inci sayısı kamuoyuna sunuldu. Toplantıya KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, rektör yardımcıları, akademisyenler, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile çeşitli davetliler katıldı.

Rektör Kırışık, KAPGEM’in Türkiye’de yeni bir düşünce merkezi olarak öne çıktığını vurgulayarak, bilimsel çalışmalara sağlanan desteğin ülkenin uzun vadeli kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Bilime yapılan yatırım, sadece akademik üretimi artırmakla kalmaz; aynı zamanda ekonomik büyüme ve toplumsal refahı da tetikler.” diyerek, raporun ulusal politikalara örnek teşkil edebileceğine işaret etti.
Çin’in Bilimdeki Yükselişi
Kırışık, Çin’in bilimdeki başarısının arkasında devletin bilime verdiği önceliği ve uzun vadeli politika tutarlılığını gösterdi. “Çin en büyük önceliği bilime vermiş, bilimsel ilerleme için politika üretmiş, mali ve sosyal destek sağlamış, bilim insanlarını popüler hale getirmiş ve bilimi toplumun merkezine koymuştur. Bu süreç Çin’i çok fakir bir ülkeden güçlü bir ülkeye dönüştürmüştür. Biz de Türkiye olarak Türkiye Yüzyılı’nı bilimle başaracağız.” şeklindeki değerlendirmesinde, iki ülke arasındaki stratejik paralellikleri özetledi.
KAPGEM, raporu hazırlarken 28 politika masasında toplam 140’a yakın akademisyen, bürokrat ve öğrenciyle çalıştı; bu süreç, raporun hem kapsamlı hem de uygulamaya dönük öneriler içerdiğini gösteriyor.
Rapor, Çin’in bilim ve teknoloji alanındaki yükselişini 1978’de başlayan “reform ve dışa açılma” süreciyle ilişkilendiriyor. Bu dönemde, devlet bilimsel araştırmalara büyük bütçeler ayırdı, üniversite‑sanayi işbirliklerini teşvik etti ve genç yetenekleri küresel arenada rekabet edebilecek şekilde eğitti. Raporda ayrıca, Çin’in ulusal inovasyon sistemini güçlendiren beş ana stratejik adım da detaylandırılıyor: (1) araştırma‑geliştirme harcamalarının GSYİH içindeki payının artırılması, (2) yüksek teknoloji girişimlerinin desteklenmesi, (3) uluslararası işbirliklerinin genişletilmesi, (4) bilim insanlarının sosyal statüsünün yükseltilmesi ve (5) bilim iletişiminin topluma entegrasyonu.
Raporu hazırlayan ekip, Prof. Dr. Hüseyin Karamelikli, Prof. Dr. Hüseyin Gümüş, Prof. Dr. Mustafa Boz, Dr. Öğretim Üyesi Abu Saleh Mohammad Mahmudul Hasan, Öğretim Görevlileri Ayça Gülünay ve Serra Nur Yıldırım, Araştırma Görevlisi Dr. Şükriye Tuğçe Renda ve lisansüstü öğrenci Özlem Üstün gibi isimlerden oluşuyor.
Rapor, Türkiye’nin bilim politikalarını yeniden gözden geçirmesi ve Çin deneyiminden öğrenebileceği dersleri somut adımlarla ortaya koyması gerektiğini öneriyor. Özellikle, bilim insanlarının toplumsal prestijinin artırılması ve araştırma fonlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, raporun vurguladığı kilit noktalar arasında. “Bilim, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en stratejik yatırımdır.” diyerek Kırışık, raporun sadece bir akademik çalışma olmadığını, aynı zamanda ulusal politika gündeminde yer alması gereken bir yol haritası olduğunu belirtti.