
İstanbul, 18 Aralık (Xinhua) – Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, “Çin’in Yönetişimi, Çin’i nasıl bu kadar başarılı kılmıştır?” başlıklı makalesini 31 Ekim 2025 tarihinde Milliyet gazetesinde yayımladı. Makale, Çin’in son iki on yıldaki ekonomik ve toplumsal dönüşümüne ışık tutuyor ve Türkiye‑Çin işbirliğinin geleceğine dair önemli sinyaller veriyor.

“Türkiye’nin farklı çevrelerinden arkadaşlarla bir araya geldiğimiz zaman, hep kendiliğinden Çin’in gelişiminden bahsediyoruz.” ifadesiyle başlayan Jiang, Çin’in yoksulluk ve yokluktan yola çıkarak, kısa sürede hızlı ekonomik büyüme ve toplumsal istikrarı aynı anda sürdürdüğünü vurguluyor. Bu dönüşümün temelinde Çin tarzı modernleşme modelinin bulunması, ülkenin “zayıflıktan güce” dönüşümünün sırlarını ortaya koyuyor.
Jiang, ÇKP’nin liderliğinin Çin’in yönetişiminin anahtarı olduğunu belirtiyor. Parti, 1949’dan bu yana ekonomik kalkınmayı merkezi bir görev olarak benimsemiş, reform ve dışa açılım süreçlerinde karar mekanizmalarını hızlı ve disiplinli bir şekilde uygulamış. 2012’den itibaren “Sekiz Maddelik Yönetmelik” ile çalışma tarzını sadeleştirerek lüks ve israftan kaçınmayı, dürüst ve temiz siyaseti savunmayı hedeflemiş; bu çabalar yolsuzlukla mücadelede “ezici bir zafer” olarak nitelendirilmiş.
Makalenin bir diğer önemli noktası, sosyalist sistemin büyük ölçekli projeleri hayata geçirme kapasitesi üzerine. Jiang, “Sosyalist sistem, büyük işleri başarmak için kaynakları bir araya getirebilir” diyerek, Çin’in bilim‑teknoloji atılımları, büyük altyapı yatırımları ve afet yönetiminde gösterdiği etkinliği örnek gösteriyor. Beş yıllık planların bilimsel hazırlanıp aralıksız uygulanması, Çin’in ekonomik dinamizmini ve küresel rekabet gücünü artıran kritik bir deneyim olarak vurgulanıyor.
Jiang, 14. Beş Yıllık Plan dönemi sonunda Çin’in toplam ekonomik hacminin 140 trilyon yuan seviyesine ulaşmasını öngörüyor. 2021‑2025 yılları arasında yıllık ortalama %5,5 büyüme kaydeden Çin, küresel ekonomik büyümeye %30 civarında katkı sağlıyor. Bu büyümenin ardında, devletin stratejik yönlendirmesi ve planlı yatırım politikaları bulunuyor.
Çin’in “44 Avrupa ülkesinin toplam nüfusunu aşan 800 milyon yoksul nüfusu” yoksulluktan kurtarması, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’ni planlanandan 10 yıl önce tamamlaması, küresel yoksullukla mücadeleye %70’in üzerinde bir katkı sağladığı belirtiliyor. Ayrıca “Küresel Kalkınma Girişimi” ve “Küresel Kalkınma ve Güney‑Güney İşbirliği Fonu” gibi platformlar aracılığıyla 60’tan fazla ülkede 180’den fazla proje yürütülerek 30 milyondan fazla kişinin yaşam kalitesi artırılmış.
Jiang, iki ülkenin liderlerinin Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen Shanghai İşbirliği Örgütü Zirvesi’nde buluşmasını ve “İkili ilişkilerin üst düzeyde gelişmesini” vurguluyor. Bu buluşma, barış, kalkınma, işbirliği ve ortak kazanç prensipleri çerçevesinde stratejik ortaklığın derinleşmesine zemin hazırlamış. Jiang, Türkiye’nin “Yüzyıl” vizyonu ile Çin’in modernleşme deneyimini paylaşmasının, iki ülkenin ulusal refahını artıracak karşılıklı güven ve işbirliğini pekiştireceğini belirtiyor.
2026 yılı, Çin‑Türkiye diplomatik ilişkilerinin 55. yıldönümüne işaret ediyor. Jiang, bu dönemde “stratejik işbirliği ilişkilerini yeni bir düzeye taşıma” ve “modernleşme yolunda birlikte ilerleme” hedeflerinin, iki ülkenin uluslararası platformlarda daha etkin bir şekilde koordinasyon sağlamasını mümkün kılacağını ifade ediyor. Böylece, hem bölgesel hem de küresel ölçekte “Küresel Güney’in ortak çıkarları” daha güçlü bir şekilde savunulacak.