
Çin Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknoloji Kurumu’na (CASC) bağlı 11. Akademi tarafından yapılan açıklamaya göre, CH-7’nin ilk uçuşu kuzeybatı bölgesindeki kapalı test sahasında gerçekleşti ve tüm kritik sistemler sorunsuz çalıştı. Uçuş süresince otonom taksi, kalkış ve iniş, stabilite kontrolü, iz takip performansı ve temel manevra kabiliyetleri detaylı olarak test edildi.

Test ekibi, elde edilen telemetri verilerinin simülasyon ve yer testleriyle yüksek uyum içinde olduğunu vurguladı. Bu uyum, platformun tasarım felsefesinin ve kritik teknolojik kazanımların sahada doğrulandığını gösteriyor.
CH-7, yüksek en‑boy oranına sahip uçan kanat aerodinamiği sayesinde yüksek irtifa ve uzun menzilli görevlerde etkin performans sergilemeye tasarlanmıştır. Bu yapı, radar görünürlüğünün azaltılması ve düşük yakıt tüketimi gibi stratejik avantajlar sunar. Ayrıca, elektro‑optik ve kızılötesi sensörler başta olmak üzere çeşitli görev yüklerini taşıyabilecek modüler bir entegrasyon mimarisi bulunmaktadır.
Proje sorumlularından Li Jianhua, ilk uçuşun yalnızca temel uçuş özelliklerini kapsadığını, sonraki aşamalarda yazılım doğrulamaları ve farklı görev yüklerinin entegrasyonu testlerinin yapılacağını belirtti. Bu testler, CH-7’nin keşif, istihbarat toplama ve elektronik savaş gibi çoklu görevlerde kullanılmasını hedeflemektedir.
Uzmanlar, CH-7’nin Çin’in kendi savunma ve keşif yeteneklerini artırma stratejisinde kilit bir rol oynayacağını ve bölgesel güç dengesine etkileri olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle ABD ve Rusya’nın benzer yüksek irtifa UHA projeleriyle rekabet içinde olduğu bir ortamda, CH-7’nin başarılı bir şekilde operasyona alınması, Çin’in askeri havacılık teknolojisindeki bağımsızlığını pekiştirecek bir adım olarak görülüyor.
Uçuşun ardından, bazı uluslararası gözlemciler, CH-7’nin gelişmiş sensör paketleri ve düşük görünürlük özellikleri nedeniyle bölgesel güvenlik endişelerini dile getirdi. Öte yandan, sivil sektör temsilcileri, platformun yüksek irtifa uzun menzilli kabiliyeti sayesinde havacılık ve uzay araştırmaları, çevresel izleme ve afet yönetimi gibi alanlarda da kullanılabileceğini öne sürdü.
CH-7’nin önümüzdeki aylarda daha kapsamlı test programları ve olası seri üretim aşamasına geçmesi, Çin’in küresel insansız hava aracı pazarındaki payını artırma hedefiyle uyumlu bir gelişme olarak izleniyor.