Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Osmanlı dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahip demircilik atölyeleri bir zamanlar dokuz ayrı dükkanda faaliyet gösteriyordu. Bu atölyeler, bölgenin tarım ve hayvancılık ekonomisinin temelini oluşturan tarım aletleri, silah ve ev eşyalarının üretiminde hayati rol oynamıştı.
Küçük yaşlarda babasının yanında çırak olarak işe başlayan Reşit Demirci (72), 65 yıldır aynı ocağın başında çalışıyor. “Ben de bu zanaatı babamdan devraldım. Tahra, satır, kıyma bıçağı, orak ve balta gibi birçok el yapımı demir ürününün üretimini yapıyorum. Zor bir iş, ekmeği de az. Bu yüzden kimse bu mesleğe yönelmiyor.” diyerek mesleğin maddi zorluklarını ve gençlerin ilgisizliğini vurguluyor.

Reşit Demirci, Cizre’de geleneksel zanaatların yaşaması için çırak yetiştirmenin şart olduğunu belirtiyor: “Eğer bu meslek ölürse bir daha geri gelmez.” Ancak, günümüz gençleri arasında demircilik gibi zahmetli ve düşük gelirli meslekler cazip gelmiyor. Ekonomik belirsizlikler, modern üretim tekniklerinin hakimiyeti ve eğitim sistemindeki yetersiz meslek tanıtımları, bu sorunun temel nedenleri arasında yer alıyor.
Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, geleneksel zanaatları koruma projeleri kapsamında atölye gezileri, atölye destek fonları ve gençlere yönelik meslek eğitim programları düzenleyebilir. Ayrıca, bölgenin kültürel mirasını tanıtan festivallerde demircilik ürünlerinin sergilenmesi, hem turizmi canlandırır hem de bu el sanatına olan ilgiyi artırabilir.
Reşit Demirci, bir gün bir çırak bulma umuduyla atölyesini açık tutuyor. “Bu aletleri bir sonraki nesle bırakmak istiyorum. Onların ellerinde bu zanaat yeniden can bulabilir.” sözleri, Cizre’nin kültürel mirasının korunması için hâlâ bir şans olduğunu gösteriyor.