
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde, “Kültür ve sanat dünyamızın kıymetli mensupları, saygıdeğer misafirler, hanımefendiler, sizlere en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum” diyerek konuşmasına başladı. Ödül sahiplerinin eserlerini ve özgeçmişlerini izlemek, Türkiye’nin bilim‑sanat üretimindeki çeşitliliğini gözler önüne serdi.
Erdoğan, “Bu anlamlı törende sizlerle bir arada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadeleriyle duygularını dile getirdi ve Milletin Evi olarak adlandırdığı mekâna tüm katılımcıları davet etti.

Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden biri, “Hakkı haykırmayı şiar edinmiş bir ülke ve yönetim olarak Filistin halkının yanında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz” sözleri oldu. Cumhurbaşkanı, uluslararası basının Gazze’de çektiği fotoğrafların dünyaya gerçekleri gösterdiğini vurgulayarak, “İsrail’in acımasızca öldürdüğü gazetecilerin kahramanca mücadelesini bugün bir kez daha saygıyla selamlıyorum” dedi.
Bu bağlamda, Gazze’de hayatını kaybeden 283 basın mensubunun anısına saygı duruşu sergileyen Erdoğan, “Sırf Gazze’deki vahşeti görüntüledikleri için katledilen 283 basın mensubunu burada rahmetle anıyorum” diyerek, basının özgürlüğüne ve insan haklarına duyulan hassasiyeti bir kez daha ortaya koydu.
Erdoğan, bilim ve kültür dalında üstün başarı gösteren isimleri tek tek tebrik etti. Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün‘e bilim ödülünü takdim ederken, “Kütüphanesiyle dışarıda gürül gürül akan dünya arasındaki irtibatı kesmeyen nadir akademisyenlerden biridir” ifadelerini kullandı.
Resim ödülü Yalçın Gökçebağ’a verildi; Erdoğan, “Yarım asırlık sanat yolculuğunda Anadolu’yu resme, resmi de Anadolu’ya taşıyan Gökçebağ, renkleri adeta şiire dönüştürüyor” dedi.
Müzik ödülü Prof. Dr. Yalçın Tura’ya takdim edildi. Cumhurbaşkanı, “Türk müziğinin yaşayan duayenlerinden biri; ITU’da Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü’nü kurarak ülkemize seçkin bir eğitim yuvası kazandırdı” şeklinde övgülerde bulundu.
Arkeoloji ödülü Prof. Dr. Fahri Işık’a verildi. Erdoğan, “Patara başta olmak üzere birçok antik kentte nadide eserlerin gün yüzüne çıkarılmasına öncülük etti” diyerek, Türkiye’nin arkeolojik mirasına dikkat çekti.
Fotoğraf ödülü ise Filistinli gazeteci Ali Jadallah’a takdim edildi. Cumhurbaşkanı, “Canını hiçe sayıp hakikatin deklanşörüne basarak Gazze’deki zulmü belgeleyen Jadallah’ı tüm mazlumlar adına tebrik ediyorum” diye konuştu.
Erdoğan, “İnsan, eski zamanlardan itibaren yeryüzünde karşılaştığı her nesneyi, her durumu, her sesi ve rengi sanatın malzemesi olarak görmüştür” diyerek, sanatın toplumsal birleştirici gücüne işaret etti. “Sanat, dünyayı daha anlamlı kıldığı için sanattır; insana değer kattığı için sanattır” sözleriyle, sanatın dönüşüm gücünü vurguladı.
Türkiye’nin büyük şairleri, yazarları ve müzisyenleri hakkında da geniş bir çerçevede konuşan Erdoğan, “Yunus Emre’den Nazım Hikmet’e uzanan büyük bir şiir mirasına sahibiz” diyerek, milli kültürün önemine dikkat çekti.
Yerel ve milli değerlerin evrensel bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, “Köklere tutunarak küresel tek tipleşme dalgasına karşı direnç gösterebiliriz” şeklinde bir öneri sundu.
Gazze’deki gazetecilerin katliamını belgeleyen “Gerçeğin Katli: İsrail’in Gazeteciliğe Karşı Savaşı” adlı kitabın yayımlandığını duyuran Erdoğan, bu çalışmanın “tarihî bir belge” olduğuna vurgu yaptı.
Konuşmanın son bölümünde, Cumhurbaşkanı, “Her yaştan insanımızı etkileyen bu kültürel kuşatmadan çıkış yolu, tarih boyunca olduğu gibi sanatçılar, mütefekkirler ve bilim insanlarımızın gösterdiği kararlılıkla mümkün olacaktır” diyerek, toplumun tüm kesimlerine seslendi.
Erdoğan, töreni “bir kez daha tebrik ediyor, katılan tüm misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” sözleriyle sonlandırdı.