
Milyonlarca çalışan, 2026 asgari ücretin ne kadar olacağına dair net bir yanıt beklerken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısı sona erdi ve üçüncü toplantının tarihi hâlâ belirsizliğini koruyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, toplantı öncesinde TÜRK‑İŞ ve HAK‑İŞ temsilcileriyle Ankara’da bir dizi görüşme gerçekleştirdi; bu görüşmeler, kulis trafiğinin yoğun olduğu bir ortam yarattı.

Komisyon toplantılarına TÜRK‑İŞ’in katılmaması, işveren ve hükümet temsilcileri arasında yeni bir gerilim ortaya çıkardı. Bu ortamda, eski SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, asgari ücret rakamının büyük ölçüde şekillendiğini ve “kabine düzeyinde öngörülen bir rakam” bulunduğunu belirtti. Karakaş, TGRT Haber’e verdiği röportajda, “hükümet ve işveren tarafının maliyet hesaplamalarını tamamladığını, uzlaşma yönünde ilerlediğimizi” vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürece dahil olması, zam oranları konusundaki beklentileri de değiştiriyor. Karakaş, “Erdoğan’ın hassasiyeti var” diyerek, devletin bu konudaki tutumunun zam oranlarını yukarı yönlü revize ettiğini kaydetti. Ancak işçi ve işveren taleplerinin tamamen örtüşmesinin mümkün olmadığını, bu durumun müzakere sürecini karmaşıklaştırdığını da ekledi.
Karakaş’ın yaptığı hesaplamalara göre, asgari ücretin açlık sınırına ulaşabilmesi için en az yüzde 45 oranında bir artış gerekse de, mevcut ekonomik koşullar bu seviyeye ulaşmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle, 2026’da belirlenmesi planlanan asgari ücretin “açlık sınırının altında” kalması muhtemel.
Devletin işverenlere sağladığı asgari ücret desteği de bütçe üzerindeki baskıyı artırıyor. Karakaş, bu desteklerin artırılmasının İşsizlik Sigortası Fonu dengesini zorlayabileceğini ve mali sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Erdoğan’ın “Komisyonda işverenleri temsilen yer alan TİSK’ten ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum” şeklindeki ifadesi, işveren tarafının da daha fazla sorumluluk alması gerektiği sinyalini verdi. Bu çerçevede, Karakaş, yüzde 20’lik zam ihtimalinin artık gündemden çıktığını ve 2026 için asgari ücret artışının yüzde 25’in altına düşmeyeceğini vurguladı. Üst sınırın ise yüzde 32’ye kadar çıkabileceği, bu durumda asgari ücretin 29 000 TL seviyelerine yaklaşabileceği, 30 000 TL’nin aşılması için ise en az yüzde 36 civarında bir zam gerektiği belirtildi.
Gelecek haftalarda Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapacağı ek toplantıların ardından kesin rakamın netleşmesi bekleniyor. Ancak şu anki veriler, 2026 asgari ücretinin önceki yıllara kıyasla önemli bir artış göstereceğini ve ekonomideki enflasyon baskılarının hâlâ kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, hükümetin ve işverenlerin bu süreci şeffaf ve işçi temsilcileriyle diyalog içinde yürütmesi halinde, toplumsal memnuniyetin artacağını ve olası grev ve protesto risklerinin azalacağını ifade ediyor.