
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, son basın toplantısında asgari ücretin belirlenmesi sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. “Enflasyonun gerileme eğiliminde olduğu bir dönemde, vatandaşlarımızın alım gücünü korumak ve artırmak önceliğimiz” diyerek, hükümetin kalıcı refah odaklı politikalarını vurguladı.
Ekonomistler, enflasyonun %12 seviyelerinden %7’ye düşmesiyle birlikte, asgari ücrette %15’lik bir artışın makul olduğunu belirtiyor. Yılmaz, bu artışın sadece bir rakam değil, aynı zamanda işçi hakları, sosyal güvenlik ve yaşam standardı gibi temel alanlarda sürdürülebilir bir iyileşme hedeflediğini ifade etti.
Yılmaz, refahın sadece maddi büyümeyle değil, aynı zamanda eğitim, sağlık ve konut gibi sosyal hizmetlerin kalitesiyle de ölçüldüğünü hatırlatarak, asgari ücretin bu alanlardaki iyileştirmelere de doğrudan katkı sağlayacağını söyledi. Ayrıca, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, sendika hakları ve genç istihdamı gibi konularda da yeni düzenlemeler gelmesi bekleniyor.

Gelecek aylarda, hükümetin vergi indirimleri, KOBİ destek paketleri ve dijital dönüşüm projeleriyle ekonomik büyümeyi destekleyeceği, aynı zamanda enflasyonun daha da düşürülmesi için para politikalarında sıkı bir disiplin sürdüreceği bildirildi. Yılmaz, bu politikaların uzun vadeli istikrar ve refah için kritik olduğunu vurguladı.
Sonuç olarak, asgari ücret artışı ve enflasyonun gerilemesi, Türkiye’nin ekonomik istikrar ve sosyal refah hedeflerine ulaşmasında belirleyici bir adım olarak görülüyor.