Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci adım adım ilerliyor” diyerek, komisyonun rapor hazırlama aşamasına ulaştığını ve bu raporun ay sonuna kadar tamamlanması halinde 2026’nın ilk aylarında Meclis’in gündemine oturacağını belirtti.
Uçum, sürecin bir yıl içinde tamamlanmasının planlandığını ve bu dönemde hukuki düzenlemelerin Meclis’te tartışılacağını vurguladı.

Uçum, terörsüz bir Türkiye hayalinin tek bir yılın çabası olmadığını, uzun soluklu bir toplumsal birikim ve devlet politikası olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hedefi bir devlet inisiyatifi olarak başlatmasının, “Kürt meselesi” olarak değil, sistematik terörün tamamen ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi bağlamında ele alındığını ifade etti.
Geçmişteki “Kürt meselesi” tartışmasının, terörle mücadeleye dair politikaların önüne geçmediği, aksine terörsüz bir Türkiye hedefinin kültürel ve kimlik temelli bir problemle karıştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Uçum, bu yaklaşımın “fikri manipülasyon” ve “sabotaj” olarak nitelendirdiği bir dizi eleştiriye maruz kaldığını belirtti.
Uçum, terör örgütünün 11 Temmuz’da silah bırakma sürecine başladığını ve bu sürecin hızla devam ettiğini söyleyerek, “Şehit haberleri artık gelmiyor, insanlar ölmüyor” şeklinde bir umut mesajı verdi. Bu gelişmelerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da toplumsal güveni artırdığını, terörle mücadele maliyetinin ise önemli ölçüde azaldığını ifade etti.
Uçum, TBMM’de kurulan komisyonun tarihsel bir görev üstlendiğini ve 5 Ağustos’ta kurulup 134 kişi ve kuruluşun dinlenmesinin ardından rapor hazırlık aşamasına geçtiğini açıkladı. Komisyonun, **tüm parti temsilcilerini kapsayan bir yapıya sahip olması**, hem siyasi hem toplumsal meşruiyet açısından büyük bir avantaj sağlıyor.
Raporun üç bölümden oluşacağı, birinci bölümde dinleme tespitlerinin, ikinci bölümde geçiş sürecine dair hukuki önerilerin, üçüncü bölümde ise demokrasiyi güçlendirecek önerilerin yer alacağı öngörülüyor. Uçum, bu raporun “Meclis’in yasama faaliyetleri için kritik bir referans belge” olacağını vurguladı.
Terör örgütü mensuplarının “hiç suç işlememiş”, “hafif suç”, “ağır suç”, “yönetici” gibi farklı kategorilere ayrılabileceği ve her bir kategoriye özgü hukuki düzenlemelerin hazırlanabileceği belirtildi. Bu kapsamda tek bir kanunla sınırlı kalmayıp, **çoklu kanun değişikliklerinin** de gündeme gelebileceği ifade edildi. TBMM’nin bu düzenlemeleri iradesiyle şekillendireceği ve bir yol haritası oluşturacağı vurgulandı.
Uçum, terörün tamamen ortadan kalkmasının ardından Türkiye’nin “her anlamda yükselişe geçeceği” bir döneme yaklaştığını ve bu sürecin bir kez daha geriye dönülmez bir noktaya geldiğini belirtti. “Başarmanın eşiğine geldik” diyerek, sürecin hâlâ bazı sapmalar gösterebileceğini ancak bunların birikim içinde değerlendirilerek aşılacağını sözlerine ekledi.
Konuşma sonunda, Meclis’in hazırlayacağı raporun 2026’nın ilk aylarında Meclis gündemine oturmasıyla, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yasal zemini tam olarak şekillenecek ve bu süreç, Türkiye’nin demokratikleşme ve güvenlik politikalarında yeni bir dönüm noktası oluşturacak.