
20 Ağustos tarihinde, Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Fatih Mahallesi 1606. Sokak’ta bir aile dramı trajik bir şekilde son buldu. 34 yaşındaki Deniz Top, kayınpederi 64 yaşındaki Ali Şengül ile çıkan tartışmanın ardından silah sesleriyle kesildi. Şengül, elindeki tüfeği çalıştırarak Deniz Top’a ateş etti. Ambulansın çabaları ne yazık ki yetersiz kaldı; Top, yolda kalbi yeniden çalıştırıldıktan sonra Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

Olayın ardından Ali Şengül ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. Dava, Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İlk duruşmada, sanık tutuklu haliyle yargılanmaya devam etti; mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin sürmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşmaya Şeref Top (öltenin babası), Ümmahan Top (annesi), Hülya Top (eş) ve taraf avukatları katıldı.
Ali Şengül’ün savunması: Şengül, 10 yıl önce görücü usulü evlendikleri aile ilişkisini anlatırken, “İyi bir çocuktu fakat bir süre sonra çalışmaz hâle geldi, borçları birikti, evine gelen misafirleri ve çocuklarını da görmezden geldi” dedi. Olay gününe dair “Tüfeği elime aldığım anda korkutmak amacıyla birkaç kez ateş ettim, 112’yi aradım ve polis geldiğinde silahı teslim ettim” şeklinde bir açıklama yaptı.
Şeref Top’un beyanı: “Ali Şengül yalan söylüyor. Oğlumu tasarlayarak öldürdü. Olay günü bana ‘Oğlunu öldürdüm. Gel cenazeni götür’ dedi.” şeklinde çığlık attı. Şengül’ün daha önce de “Oğlunu öldüreceğim, cenazesini buradan götüreceksin” sözleriyle tehdit ettiğini iddia etti.
Ümmahan Top ise şikayetçi olduğunu ve sanığın en ağır ceza almasını istediğini belirtti. Hülya Top ise “10 yıl önce görücü usulü evlendik, son yıllarda tır sevdası, borç ve şiddetle boğuşuyoruz” diyerek aile içi şiddetin uzun vadeli bir sorun olduğunu vurguladı.
Bu davanın ardından Burdur’da aile içi şiddet, silah kontrolü ve sosyal hizmetlerin yetersizliği konusunda kamuoyunda yoğun bir tartışma başladı. Uzmanlar, “Aile içi şiddetin erken tespit edilip müdahale edilmesi gerekir; aksi takdirde bu tür trajik olaylar kaçınılmaz olur” diye uyardı. Ayrıca, silah sahipliği ve psikolojik destek eksikliğinin, özellikle kırsal bölgelerde adli sistemin işleyişini zorlaştırdığına dikkat çekildi.
Olayın yerel halk üzerindeki etkisi ise büyük bir şok yaratmış durumda. Fatih Mahallesi sakinleri, “Bu tür bir trajedi bizim mahallemizde hiç beklenmezdi. Güvenlik önlemlerinin artırılması ve aile içi şiddetin önüne geçecek mekanizmaların geliştirilmesi gerekiyor” şeklinde görüşlerini paylaştı.
Mahkeme sürecinin ilerleyişi, bölgedeki adli otoriteler için de bir sınav niteliği taşıyor. Dava dosyasının detayları hâlâ mahkemenin incelemesinde, ancak kamuoyu baskısı ve ailelerin talepleri, daha sert bir ceza kararı alınması yönünde bir eğilim oluşturuyor.