
DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Van milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol, Emek Partisi (EMEP) Genel Merkezi’nde EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ile bir araya geldi. Toplantı yaklaşık bir saat sürdü ve iki parti arasında barış sürecinin mevcut durumu, gelecekteki adımlar ve ortak politikalar üzerine yoğun bir diyalog gerçekleşti.

“Türbinlerde yaşanan çirkin saldırılar, özellikle Leyla Zana’nın yanında olduğumuzu ve bu tür saldırıları şiddetle kınadığımızı gösteriyor.” şeklindeki açıklamasıyla başladı Aslan, Kürt sorununun çözümünde demokratik eşit hakların temel alınması gerektiğini vurguladı. Aslan, “Barış kapıları şu an açık; ancak çirkin saldırılarla karşılaşmamız, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.
Basın toplantısında, yürütülen komisyon çalışmalarının raporunda Kürt halkının taleplerinin yeterince yansıtılmadığına dikkat çekildi. “Biz parti olarak raporumuzu kamuoyuyla paylaştık; tarihsel bir sorunun çözümü için geçmişin acılarını, çatışmalarını ve olumsuzluklarını gidermek adına elimizden geleni yapacağız.” diyerek sürecin barışla taçlanması ve eşit haklar temelinde sonuçlanması hedefi yineledi.
DEM Parti milletvekili Pervin Buldan, “BARIŞA EN YAKIN ZAMAN DİLİMİNDEYİZ” diyerek sürecin kritik aşamasında olduklarını belirtti. Buldan, onurlu bir barışın gerçekleşebilmesi için tüm toplumun katkısının şart olduğunu vurguladı: “Artık ellerin değil, gövdelerin de taşın altına girmesi gerekiyor. EMEP’in desteklerini gördük, yanımızda durduklarını izledik ve bu desteğin devam edeceğine inanıyoruz.”
Buldan, Kürt sorunu ve demokratikleşme meselesinin sadece “DEM Parti’yi ve sadece Kürtleri” ilgilendirmediğini, “86 milyon insanı ilgilendiren bir mesele” olduğunu hatırlattı. Bu çerçevede, tüm siyasi aktörlerin ve sivil toplumun sürece dahil olması gerektiğini dile getirdi.
Görüşme sonunda iki parti, raporun kamuoyuna sunulması, yeni bir barış süreci çerçevesinde ortak eylem planı hazırlanması ve “kapsamlı bir toplumsal uzlaşı” hedefiyle hareket edeceğini ilan etti. Her iki taraf da, mevcut barış sürecinin “kapılarını daha da açmak” için “daha sık temas, ortak açıklamalar ve saha çalışmaları” yapacaklarını belirtti.
Bu görüşme, Türkiye’nin politik gündeminde “demokratik eşit haklar” ve “kapsamlı barış” konularının yeniden ön plana çıkması açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.