Beritan Güneş Altın (Mardin), “Kurulacak hiçbir komisyonun bu saat itibarıyla sadece rapor yazıp somut bir çalışma üretmemesini kabul edemeyiz” diyerek, çocukların suçla ilişkilendirilmesinin artan bir sorun olduğunu vurguladı. Altın, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunun ilk toplantısının dün gerçekleştiğini ve komisyonun üyesi olduğunu belirtti.
Komisyonun temel amacı, çocukların suç işlemeye iten sosyo‑ekonomik faktörleri, aile yapısını ve eğitim eksikliklerini derinlemesine inceleyerek, önleyici politikalar geliştirmektir.

Onur Düşünmez (Hakkari), “Madem ki çocuk haklarını, insan haklarını savunuyoruz, o zaman bu toplumda çürüme hepimizi ilgilendirir” diyerek, çocukların suça sürüklenmesinin toplumsal sorumluluk olduğunu ifade etti. Düşünmez, çocukların suçla ilişkilendirilmemesi için aile içi eğitim, psikolojik destek ve sosyal hizmetlerin artırılması gerektiğini savundu.
“Bizler, çocukların suça sürüklenmediği bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz. Bu dünya için somut adımlar atmalıyız,” şeklindeki açıklaması, parti içinde geniş bir destek buldu.
Dilan Kunt Ayan (Şanlıurfa), Silivri’de 3 bin kişi kapasiteli yeni bir duruşma salonu inşa edileceği iddialarını değerlendirerek, “Türkiye’nin yeni yüzyılını yeni duruşma salonları inşa ederek değil, adaletin tecellisinin ortaya çıkması için projeler üretmeliyiz” dedi.
Ayan, söz konusu iddiaların araştırılmasını ve şeffaf bir rapor hazırlanmasını istedi. “Umuyoruz ki bu sadece bir iddia, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe ev sahipliği yapacak bir yapı inşa edilmez,” şeklinde uyarıda bulundu.
Ayrıca Şanlıurfa’nın adliye binası sorunlarının giderilmesi, sınır kapılarının tam açılması ve bölgedeki güvenlik altyapısının güçlendirilmesi taleplerini de gündeme getirdi.
Parti temsilcileri, çocukların suçla ilişkilendirilmesinin önlenmesi için eğitim reformu, psikososyal destek programları ve toplum temelli önleyici projeler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca adalet sisteminde şeffaflık, hızlı yargılamalar ve modern altyapının sağlanması, suç mağduru çocukların korunması açısından kritik görülüyor.
Bu açıklamalar, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin çocuk hakları ve adalet politikalarına yön verecek önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.