
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler başkanlığında gerçekleştirilen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yıllık Komutanlar Toplantısı, Ankara’da düzenlendi. Toplantıya sadece savunma alanının üst düzey temsilcileri değil, aynı zamanda ilgili kuvvet komutanlıklarından da önemli isimler katıldı.

Toplantıya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel de katıldı. Bu kadro, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deniz, hava ve kara unsurlarının bütünleşik bir perspektiften değerlendirilmesine olanak tanıyan nadir bir birliktelik sağladı.
Toplantıda, geçen yıl yürütülen deniz operasyonlarının sonuçları detaylı bir şekilde değerlendirildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Karadeniz’de artan deniz trafiği, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve kıyı güvenliği konularını öncelikli gündem maddeleri olarak ele aldı. Bakan Güler, özellikle deniz sahalarının gözetimi, insansız su araçlarının (USV) entegrasyonu ve yeni nesil denizaltı savunma sistemlerinin temini konularında “stratejik bir sıçrama” yapılması gerektiğini vurguladı.
Oramiral Tatlıoğlu, “Mevcut deniz platformlarımızın modernizasyonu ve yeni nesil savaş gemilerinin filo içine entegrasyonu” için belirli bir takvim önerdi. Hava Kuvvetleri Komutanı Kadıoğlu, hava-deniz entegrasyonunun artırılmasının deniz operasyonlarının etkinliğini %30 oranında yükselteceğini belirtti. Kara Kuvvetleri Komutanı Tokel ise kıyı savunma noktalarının güçlendirilmesi ve kara‑deniz ortak operasyonların senkronizasyonu konusunda pratik öneriler sundu.
Toplantı sonunda Bakan Güler, aşağıdaki temel talimatları verdi:
1. Deniz Kuvvetleri’nin “2026‑2030 dönemi stratejik planı” hazırlanarak TBMM’ye sunulması.
2. Yeni denizaltı sınıflarının satın alma sürecinin hızlandırılması ve yerli savunma sanayisiyle iş birliğinin derinleştirilmesi.
3. Kıyı savunma altyapısının modernizasyonu için yıllık bütçenin %15 artırılması.
4. Tüm kuvvet komutanlıkları arasında ortak tatbikatların sıklığının artırılması ve inter‑operabilite eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi.
Bu talimatların, Türkiye’nin bölgesel deniz güvenliği ve küresel denizcilik politikalarında daha etkin bir rol üstlenmesine zemin hazırlaması bekleniyor.
Uzmanlar, bu tür yüksek seviyeli toplantıların “ulusal savunma stratejisinin bütüncül bir bakış açısıyla şekillendirilmesi” açısından kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle bölgedeki jeopolitik gerilimlerin artması, deniz kuvvetlerinin modernizasyon ve kapasite artırımı gereksinimini daha da ön plana çıkarıyor. Toplantının sonuçları, önümüzdeki yıllarda yürütülecek deniz operasyonları, savunma sanayi yatırımları ve uluslararası deniz güvenliği iş birliği projelerinin temelini oluşturacak.