
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, dört yıl önce Pamukkale ilçesine bağlı Kuşpınar Mahallesi Lise Caddesi’nde gerçekleşen korkunç bir cinayeti konu alıyor. 42 yaşındaki anne Hatıce Ünlü, boşandığı eski eşi M.K. tarafından sokak ortasında boğazından kesilerek hayatını kaybetti. Yanında bulunan ve erkek arkadaşı olduğu iddia edilen Hüseyin Ç. ise aynı saldırı sonucunda ağır yaralandı.

İlk duruşmada, Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezası talebinde bulundu. Sanık M.K., yaklaşık 1,5 saat süren bir savunma yaparak eski eşine ve çocuklarına yönelik “kötü muamele” iddialarını ortaya koydu. “Kendimi kaybettim” diyerek duygusal bir çıkışta bulundu ve olay gününden bir gün önce çocuğuna karşı büyük bir öfke yaşadığını itiraf etti.
Olayın tanıkları, özellikle Hüseyin Ç.’nin ifadesi, M.K.’nin bıçakla koşarak Hatıce Ünlü’ye saldırdığını ve ardından aynı bıçakla kendisine de saldırdığını belirtti. Sanığın, mağduru yerde sürükleyerek boğazını kesmesi ve sonrasında aracın etrafında 3‑4 tur kovalaması da tanık beyanları arasında yer aldı.
Duruşma sırasında, olay anını kayda alan güvenlik kamerası görüntüleri salonda izlendi. Görüntüler, sanığın saldırı anında kafasını öne eğdiğini ve sessiz bir şekilde beklediğini gösterdi. Ancak bazı katılımcılar teknik bir aksaklık nedeniyle görüntülere erişemedi.
Mahkeme heyeti, tanık dinlenmesi talebini reddederek, yalnızca ortak çocukların uygun şartlarda dinlenmesine karar verdi. Ayrıca, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 14 Nisan 2025 tarihine ertelenmesine hükmetti.
Bu vaka, Türkiye’de aile içi şiddet ve boşanma sonrası yaşanan trajedilerin toplumsal bir problem olarak yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Uzmanlar, boşanma sürecindeki psikolojik destek eksikliğinin ve çocukların korunmasının önemine vurgu yaptı. Yerel halk, olayın yaşandığı sokakta güvenlik önlemlerinin artırılması ve benzer trajedilerin önlenmesi için derneklerin harekete geçmesi çağrısında bulundu.
Mahkemenin vereceği nihai karar, hem suçun ağırlığı hem de mağdurun çocuklarının geleceği açısından kritik bir rol oynayacak. Savcılık, sanığın “canavarca hisle ve tasarlayarak” öldürme eylemini ek suç unsurlarıyla değerlendirilmesini talep ederken, savunma tarafı ise duygusal çöküntü ve anlık öfke üzerine odaklanıyor.
Davayla ilgili yeni deliller, tanık ifadeleri ve mahkeme kararları ilerleyen günlerde kamuoyuna açıklanacak. Bu süreç, Denizli ve çevresindeki hukuk çevreleri ile kamuoyunun yakından izlediği bir gelişme olarak öne çıkıyor.