
TBMM’de grup toplantısında yaptığı konuşmada Dervişoğlu, “Yatıp kalkıp ‘entegrasyon’ diyorlar” diyerek, uzun yıllardır süregelen terör sorununun farklı bir bakış açısıyla ele alınmasını talep etti.

Başkan, Türkiye’de 40 yıllık terörist geçmişiyle, Suriye’de ise on binlerce terörist olduğunu vurguladı ve “Biri Suriye ordusuna entegre olurken PKK’yı da Türk ordusuna mı entegre edeceksiniz?” sorusunu yöneltti. Teröristi ya enterne edersiniz ya da cezaevine entegre edersiniz şeklinde net bir öneride bulundu.
Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” projesinin bir kuşatma içinde yürütüldüğünü, teröristlerden “barış güvercini” çıkarmaya çalışılan bir şov olduğunu iddia etti. “Devlet aklı” diye pazarlanan sürecin bir yıldan fazla sürdüğünü, ancak gerçekte “Türk milletine karşı büyük bir kalkışma” olduğunu belirtti.
TBMM’nin oluşturduğu komisyonu sadece bir aşama olarak nitelendiren Dervişoğlu, “TBMM eliyle teröristbaşı Öcalan’a meşruiyet vermek, ‘Al başkanlığı, ver Apo’yu’ pazarlığının bir manivelasıdır” diyerek, mevcut yaklaşımın çelişkili olduğunu öne sürdü.
Konuşmasının bir bölümünde, resmi ziyaret için Türkiye’ye gelen Libya askeri heyetinin Ankara’nın Haymana ilçesinde düşen uçağıyla ilgili taziye dileklerini iletti. Bu trajik olayın, ülkenin güvenlik politikalarına dair daha geniş bir tartışma başlatması gerektiğini ifade etti.
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreçte hem AK Parti Genel Başkanı hem de Cumhurbaşkanı olarak hareket ettiğini belirtti. “Mademki sürecin arkasında olduğunu söylüyor, o halde yetkisi vardır. Atsın imzayı, salabiliyorsa salsın Apo’yu” diyerek, iktidarın bu konudaki tutumunu sert bir dille eleştirdi.
DEM Parti’nin tutumuna da değinen Dervişoğlu, “Ne istediklerini saklamıyorlar, artık saklama gereği de hissetmiyorlar” sözleriyle, muhalefetin aynı çizgide olduğunu iddia etti.
Konuşmasının sonunda asgari ücret konusuna değinen Dervişoğlu, “Açlık sınırı 30 bin TL, bekar bir çalışanın aylık maliyeti 40 bin TL, yoksulluk sınırı ise yaklaşık 100 bin TL. Asgari ücretin 28 bin 75 TL olarak ilan edilmesi bir utançtır” ifadelerini kullandı. Bu rakamların, vatandaşları açlık ve sefaletle karşı karşıya bıraktığını belirterek, “Bu parayla ayın sonunu getirebilmek mümkün müdür?” sorusunu sordu.
Genel olarak Dervişoğlu, “Terörist entegrasyonu” ve “asgari ücretin gerçekçi olmaması” gibi iki kritik konuyu birleştirerek, mevcut politikaların köklü bir yeniden değerlendirmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.