
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da düzenlenen “Türk Devletleri Dezenformasyonla Mücadele Forumu”nda “Dezenformasyonla mücadelede hem kurumlarımızla oluşturduğumuz koordinasyon mekanizması hem de e‑Devlet Dezenformasyon Bildirim Servisi üzerinden milletimizle kurduğumuz iletişim ağı önem taşımaktadır.” diyerek yeni sistemin temel özelliklerini anlattı.

Bu servis sayesinde 2.500’e yakın sahte içerik, manipülasyon ve algı operasyonu tespit edilerek kamuoyu önüne çıkarıldı. Sistem, vatandaşların şüpheli içerikleri doğrudan bildirilebilmesi, hızlı analiz ve geri bildirim süreçlerini otomatikleştirmesiyle bilgi güvenliğini güçlendiriyor.
Duran, “Dezenformasyon, yalnızca yanlış bilgi değildir; bir algı bulanıklaştırma, toplumları kutuplaştırma ve kriz dönemlerinde devletin direncini zayıflatan varoluşsal bir tehdittir.” diyerek hibrit tehdit kavramını vurguladı. Bu bağlamda siber saldırılar, nefret dili, yapay zeka destekli manipülasyonlar da yeni sistemin izleme ve önleme modüllerine dahil edildi.
Söz konusu sistem, “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” ve “2025 Enformasyon Alanındaki Eylem Planı” çerçevesinde stratejik bir adım olarak konumlandırıldı. Duran, “Bu planlarda dezenformasyonla mücadeleye yer verilmesi tesadüf değildir; ortak bir güvenlik alanı oluşturmak için kritik bir unsur olarak yer alıyor.” şeklinde konuştu.
Foruma katılan temsilcilerle birlikte, ortak teyit mekanizmaları ve erken uyarı sistemleri oluşturulması kararı alındı. Duran, “Enerji, savunma, ulaşım ve ticaret koridorları gibi stratejik projelerimize yönelik dezenformasyon kampanyaları, sadece bilgi sorunu değil, duygusal tepkiyi tetikleyerek milli güvenliği sarsmayı amaçlıyor.” diyerek tehditin çok boyutlu doğasını açıkladı.
Türkiye, medya okuryazarlığı, gençlerin dijital güvenliği ve siber altyapı güçlendirme alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüyor. “Yapay zeka destekli algı analiz araçları, algoritmik izleme ve kamu kurumları arasında bilgi paylaşımının kurumsallaştırılması, dezenformasyonun önüne geçmek için vazgeçilmez adımlardır.” şeklinde vurgulayan Duran, bu kapasitenin kardeş devletlerle paylaşılacağını belirtti.
Bu girişim, milli güvenlik, toplumsal istikrar ve uluslararası itibar açısından kritik bir alanı güvence altına alırken, Türk dünyasının bilgi savunma şemsiyesi olarak konumlandırılıyor.