Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, doğum izni süresinin mevcut 16 haftadan 24 haftaya yükseltilmesi için “gündemimizde” olduğunu belirtti. Göktaş, bu konuyu “AK Parti grubumuzla da istişare ettik” diyerek parti içi görüşmelerin de sürdüğünü vurguladı.
Bakan, doğum izni süresinin uzatılmasının kadınların iş hayatına dönüşünü kolaylaştıracağı ve çocuk bakımında daha esnek bir ortam sağlayacağı görüşlerini paylaştı. Göktaş, “Bu düzenleme, ailelerin ekonomik yükünü hafifletecek ve doğum sonrası annelerin iyileşme sürecine katkı sağlayacak” şeklinde konuştu. Teklifin 2026 yılının başında Meclis’e sunulması hedefleniyor; ancak bu süreç “Meclis’in çalışmalarına bağlı olarak” ilerleyecek.
Doğum izni değişikliğinin yanında, Göktaş 2026 yılı bütçe teklifinde 3 bin yeni personel alımı olduğunu duyurdu. Bu alımların, sosyal hizmetler alanındaki hizmet kalitesini artırmak ve daha fazla vatandaşın bu hizmetlerden faydalanmasını sağlamak amacı taşıdığı belirtildi. Bakan, “Hizmetlerimizin kalitesini artırmak ve daha fazla kişiye ulaştırmak amacıyla müjdeyi bütün kamuoyu ile paylaşmak istiyorum” diyerek yeni atamaların önemine dikkat çekti.
Uzmanlar, doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasının Türkiye’de kadın istihdamının artırılmasına ve aile içi dengeye olumlu etkileri olacağını belirtiyor. Özellikle düşük gelirli ailelerde annelerin iş gücüne geri dönme sürecinin hızlanacağı ve çocuk sağlığı açısından da faydalar sağlayacağı öngörülüyor. Öte yandan bazı işveren temsilcileri, uzun izin süresinin işletme maliyetlerini artırabileceği konusundaki endişelerini dile getirdi.
Bakan Göktaş, yeni düzenlemenin Meclis’e sunulmasının ardından hızlı bir şekilde yasalaşmasını ve hayata geçirilmesini umut ediyor. “İnşallah yakın zamanda Meclis’e gelmesini ümit ediyoruz” ifadeleri, hükümetin bu politikaya verdiği önceliği gösteriyor. Eğer yasa kabul edilirse, Türkiye’de doğum izni süresi Avrupa ortalamalarına daha yakın bir seviyeye ulaşacak.

Doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılması, hem kadın hakları hem de sosyal güvenlik perspektifinden kritik bir adım olarak görülüyor. Bakan Göktaş’ın açıklamaları, bu konunun yakın gelecekte yasa metnine dönüşeceği sinyalini veriyor. Toplumun ve iş dünyasının bu değişime nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki aylarda netleşecek.