Dolandırıcılık Davasında ‘Hacı Baba’ Oyunu

Dolandırıcılık Davasında ‘Hacı Baba’ Oyunu
Yayınlama: 24.12.2025
1
A+
A-

Dolandırıcılık Davasında ‘Hacı Baba’ Oyunu

Olayın Kökleri ve Sözde Manevi Lider

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde, S.S. (54), kızı M.S. (32), oğlu K.S. (37) ve dini nikahlı eşi B.H. (51) tarafından kurulan bir şema, “hacı baba” adını verdikleri hayali bir manevi varlık üzerinden vatandaşların duygusal ve dini hassasiyetlerini hedef alarak 2 milyon lira tutarında bağış ve altın topladı.

Şüpheliler, “hacı baba”nın cin musallatlarına yardım ettiğini, bağış yapanları büyük felaketlerden koruyacağını iddia ederek mağdurları kandırdı. Bu iddialar, özellikle dini bayramlarda ve kişisel kriz anlarında artan güven duygusuyla birlikte, mağdurların büyük bir kısmının “kutsal” bir koruma arayışı içinde olmalarından faydalandı.

Şüphelilerin Savunması ve Mahkeme Süreci

Mahkemede tutuklu sanık S.S., tekerlekli sandalye ile salonun girişinden içeri girerken şu açıklamaları yaptı: “Ben dini bilmiyorum ki dini istismar edeyim. F.M., çok günahım olduğu için cihat etmem gerektiğini, cinler ile namaz kıldığını söyleyerek beni hipnoz etti.” Bu sözler, savunmanın temelini oluşturan “dini bilgi eksikliği” iddiasını vurguladı.

Diğer tutuklu sanık K.S. ise “uluslararası çapta iş yaptığımı” ve “dolandırıcılığa ihtiyacım olmadığını” ileri sürerek suçlamaları reddetti. M.S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve “İnsan arkadaşlarını seçebiliyor ama annesini seçemiyor” gibi kişisel yorumlarla duruşmayı renkli bir dille anlattı.

İddianame Detayları ve Deliller

İddianamede, şüphelilerin Gölcük’te “dini sohbet” adıyla düzenledikleri toplantılarda hacı babanin varlığını “sözde büyük bir veli, Allah’ın dostu” olarak tanıttıkları belirlendi. Bu toplantılarda K.S. kendisini “hacı baba”nın temsilcisi ve “Kaan Hoca” olarak tanıttı; katılımcılara bağış yapmaları halinde büyük musibetlerden kurtulacakları vaat edildi.

Şüpheliler, WhatsApp grupları üzerinden “hacı baba” numarasıyla iletişim kurduklarını ve bu numaranın incelemelerde S.S.’ye ait olduğu tespit edildi. Ayrıca, bağışların bir kısmının M.S.’nin banka hesabına aktarıldığı ve altınların S.S.’ye teslim edildiği kayıtlarda yer alıyor.

Mağdurlardan ve Avukatlardan Açıklamalar

Mağdurlar F.M. ve A.T., “para ve altınların, sözde manevi hocanın cini tarafından alındığı” yönündeki iddiaları dile getirerek duygusal bir çöküş yaşadıklarını ifade etti. Avukat Bircan Kara, “asıl suçlu F.M.” olduğunu öne sürerek müvekkilinin suçsuzluğunu savundu.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunu devam ettirme, M.S.’nin ise adli kontrol şartı altında serbest bırakılmasına karar verdi. Duruşma, “hacı baba” fenomeninin toplumsal ve psikolojik etkileri üzerine geniş bir tartışma başlattı.

Toplumsal ve Hukuki Boyut

Bu dava, Türkiye’de son yıllarda artan “dini istismar” ve “manevi dolandırıcılık” vakalarına bir örnek teşkil ediyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik sıkıntıların yoğun olduğu dönemlerde, kişilerin manevi liderlere ve “koruyucu varlıklara” yönelme eğilimlerinin artacağını, bu durumun da suç örgütleri için bir fırsat yarattığını belirtiyor.

Mahkeme sürecinin ilerleyen aşamalarında, benzer vakaların önlenmesi için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, dini liderlerin ve manevi rehberlerin denetim mekanizmalarının oluşturulması bekleniyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.