Thyssenkrupp Steel Europe, aralık ayı ortasından itibaren Almanya’nın Gelsenkirchen kentindeki fabrika ile Fransa’daki Isbergues tesisini yıl sonuna kadar tamamen kapatacağını duyurdu. Şirket, bu kararın Avrupa’da çelik üretimindeki sürdürülebilirliği yeniden yapılandırma çabalarının bir parçası olduğunu vurguladı.

Isbergues tesisi, ocak ayından itibaren en az dört ay boyunca sadece %50 kapasiteyle çalışacak; ardından tamamen durdurulacak. Bu kısmi üretim azaltması, çalışanların vardiya düzeninde belirsizlik yaratırken, tesisin tam kapanışı da 2024 sonuna kadar planlandı.
Avrupa pazarına akın eden düşük fiyatlı çelik, özellikle Çinli Baowu, Güney Koreli POSCO ve Japon Nippon Steel gibi devlerin agresif fiyat politikalarıyla birlikte, yerel üreticileri zor durumda bırakıyor. AB’ye yönelik çelik ithalatı, 2022’den bu yana üç katına çıkmış, 2025’e kadar ise %50 daha artması bekleniyor.
“Asya’dan gelen ucuz çelik, Avrupa üreticileri için adeta bir fiyat savaşı anlamına geliyor. Bu baskı, uzun vadeli karlılık ve istihdamı tehdit ediyor,” şeklinde açıklama yapan Thyssenkrupp yöneticileri, kararın zorunlu bir yanıt olduğunu belirtti.
Kapalı tesislerde yaklaşık 1.200 çalışan doğrudan risk altında. Sendikalar, iş güvencesi konusunda endişelerini dile getirerek, işten çıkarmaların sosyal paketlerle desteklenmesi talebinde bulunuyor. Şirketin 2030 hedefi doğrultusunda 11.000 kişilik işten çıkarma planı da bu sürecin bir parçası.
Bu süreçte, Thyssenkrupp Steel Europe üretim kapasitesini 11,5 milyon tondan 8,7‑9 milyon tona düşürmeyi planlarken, hâlihazırda 27.000 çalışanı istihdam ettiğini hatırlatıyor.
AB, çelik ithalatının kontrol altına alınması için anti‑damping ve anti‑subsidiary önlemlerini güçlendirmeyi düşünüyor. Ancak, mevcut enerji maliyetleri, Rusya‑Ukrayna savaşı sonrası artan gaz ve elektriğin yüksek fiyatları, sektörü hâlâ kırılgan bir konuma itiyor.
Yeşil dönüşüm de gündemde. Çelik üretiminin karbon ayak izini azaltma çabaları, yeni yatırımlar ve teknoloji geliştirme ihtiyacını beraberinde getiriyor. Thyssenkrupp, gelecekte daha az karbon yoğun üretim süreçlerine geçiş yapmayı vaat ediyor, ancak bu da kısa vadede ek maliyet anlamına geliyor.
Sonuç olarak, Asya çelik ithalatının artışı, Avrupa’da üretim kapasitesinin yeniden şekillendirilmesi ve geniş çaplı işten çıkarma planları, hem sektörel hem de sosyal açıdan büyük bir dönüşümün habercisi.