
Sabah saatlerinde Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan özel bir jet, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al‑Haddad ve beraberindeki bir ekip üyeleriyle birlikte Trablus’a doğru havalandı. Uçağın kalkışından sadece birkaç dakikalık bir süre sonra, Haymana ilçesine bağlı bir alana çakıldı ve büyük bir patlama meydana geldi. Görgü tanıkları, gökyüzünde aniden çıkan duman ve kıvılcımları anlattı.

Al‑Haddad, Eylül 2020 tarihinden itibaren Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) tarafından atanan Genelkurmay Başkanıydı. Görevi süresince, ülkenin iç savaşı ve dış müdahalelerle mücadele eden bir orduyu yeniden yapılandırma çabalarını yönetti. Kazadan birkaç gün önce, Haddad, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i ziyaret etmiş, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin güçlendirilmesi ve Libya’da istikrarın sağlanması konularını görüşmüşlerdi.
Uçak kazası, hem Libya içinde hem de bölge dışı aktörler arasında geniş yankı uyandırdı. Libya’nın geçici hükümeti, Al‑Haddad’ın ölümünü “derin bir şok ve büyük bir kayıp” olarak nitelendirirken, Türkiye dışişleri ve savunma yetkilileri de acil bir inceleme talep etti. Uçağın teknik arızası mı, yoksa dışsal bir müdahale mi olduğu henüz netleşmedi; ancak iki ülke arasında kriz zamanında gerçekleşen bir olay olması, soru işaretlerini artırdı.
Al‑Haddad, Libya ordusunu yeniden merkezileştirme ve farklı milis gruplarıyla entegrasyon sürecinde kritik bir figür olarak kabul ediliyordu. 2020 yılında, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es‑Serrac tarafından resmi bir törenle göreve getirildiği sırada, uluslararası toplumun da desteğiyle Libya’da birliğin sağlanması hedeflenmişti. Onun liderliğinde, silah sevkiyatları, lojistik destek ve eğitim programları önemli ölçüde artmıştı.
Bu trajik olay, Ankara’nın Libya politikasında izlediği aktif rolü yeniden gündeme getirdi. Türkiye, Libya’da “askeri danışmanlar, savunma ekipmanları ve insani yardım” sağlarken, Al‑Haddad gibi üst düzey bir askeri liderin ölümünün bölgedeki güç dengelerini nasıl sarsacağı merak konusu. Uzmanlar, Türkiye’nin bu kaybı telafi etmek için yeni bir stratejik plan geliştirmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Kaza, sadece bir askeri kayıp değil, aynı zamanda Libya’da devam eden iç savaşın ve dış müdahalelerin bir başka dönüm noktası olarak görülüyor. Olayın tam olarak ne şekilde gerçekleştiğinin araştırılması, hem Libya’nın geleceği hem de Türkiye‑Libya ilişkileri açısından kritik öneme sahip. Şu an için, kazanın sebepleri üzerine uluslararası bir soruşturma başlatıldı ve sonuçların açıklanması bekleniyor.