Gazeteci İsmail Saymaz, bir hukukçu kaynağına dayanarak Mehmet Akif Ersoy‘un tutuklandığı uyuşturucu operasyonunda çekildiği ve bu fotoğrafın Ela Rümeysa Cebeci’nin telefonundan çıkarıldığı iddiasını ortaya attı. Saymaz, bu bilgiyi bir avukat aracılığıyla edindiğini ve Halk TV programında kamuoyuna duyurduğunu belirtti.

İddiaların geniş yankı bulmasının ardından Ela Rümeysa Cebeci sosyal medyada ve basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu bahsettiğiniz iddia doğru değildir. Telefonumda Mehmet Akif Ersoy’la çekilmiş bir fotoğraf yoktur. Dolayısıyla yayında dile getirdiğiniz bu bilgi gerçeğe aykırıdır.” Cebeci, Ersoy ile sosyal hayatında yalnızca bir kez, tüm kanal çalışanlarının katıldığı bir organizasyonda ayaküstü birkaç dakikalık bir sohbet gerçekleştirdiğini, başka bir görüşme, buluşma ya da sosyal aktivite bulunmadığını vurguladı.
Cebeci, iddiaların çürütülmesi amacıyla telefonunu kendi rızasıyla emniyete teslim ettiğini ve inceleme sürecinin hızlanması için şifreyi yetkililere verdiğini açıkladı. “Telefonum inceleniyor çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok. İftira aklandığında raporumla birlikte canlı yayına çıkacağım,” diyerek sürecin şeffaf bir şekilde yürütüleceğini belirtti.
Ela Rümeysa Cebeci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Aralık’ta gözaltına alınmış, ardından İl Jandarma Komutanlığı’nda verdiği ifadeyi takiben serbest bırakılmıştı. Bu süreç, kamuoyunda çeşitli spekülasyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştı.
Medya analistleri, Cebeci’nin bu açıklamasının hem kişisel itibarını koruma hem de medya ortamındaki güven krizini önleme yönünde önemli bir adım olduğunu değerlendiriyor. Ayrıca, telefonun resmi incelemeye alınması ve raporun kamuoyu ile paylaşılması, benzer iddiaların gelecekte önlenmesi açısından bir emsal teşkil edebilir.
Şu an itibarıyla telefon incelemesi devam ediyor ve sonuçların ne zaman açıklanacağı henüz netleşmedi. Ancak Cebeci’nin ifadesi ve şeffaflık vaatleri, kamuoyunun dikkatini bu olaya yönlendirmeye devam ediyor.