Elazığ, soğuk kış aylarında sofraların baş tacı hâline gelen kelle paça ile adından söz ettiriyor. Şehrin birçok köşesinde, özellikle sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, yüksek dereceli fırınlarda haşlanıp satılan bu besleyici yemek, hem yerel halk hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

İşletme sahibi Fırat Tat, paçanın hazırlanış sürecini şöyle anlatıyor: “Bir gün önceden kelle ve paçaları temin ediyor, küpte bir gün bekletiyoruz. Ertesi gün kazanların içine 15‑20 tane ilikli kemik ekleyip 8 saat kaynatıyoruz. Kaynama sırasında ortaya çıkan ‘kef’ sürekli alınarak çorbanın kıvamı ayarlanıyor. Çürük, dil, ayak, işkembe ve beyin ayrı ayrı temizlenip servise hazırlanıyor.”
Bu uzun ve titiz süreç, paçanın içinde bulunan ilim ve minerallerin kaynama süresince serbest kalmasını sağlayarak, bağışıklık sistemini destekleyen bir içecek ortaya çıkarıyor. Uzmanlar, özellikle grip ve nezle mevsiminde, ilikli kemik suyunun anti‑inflamatuar etkileri nedeniyle tavsiye edildiğini belirtiyor.
Paça, sadece lezzetli bir kış yemeği olmakla kalmıyor; aynı zamanda doğal antibiyotik olarak kabul ediliyor. Elazığ’da yaşayan birçok vatandaş, “Serum takmanıza gerek yok, gelin paça için” diyerek, geleneksel tıbbın modern tedavilere alternatif olarak bu yemeği tercih ediyor.
Özellikle ayak kırıkları, eklem ağrıları ve bağışıklık zayıflığı yaşayan hastalar, paçanın içinde bulunan kolajen ve kalsiyum sayesinde iyileşme sürecinin hızlandığını rapor ediyor. Ayrıca, paçanın içinde bulunan ilik, kemik iliği üretimini destekleyerek kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı oluyor.
Fırat Tat, “Yaz mevsiminde düğüncülerin, kış mevsiminde ise hasta olmak istemeyenlerin paçaya yoğun ilgi gösterdiğini gözlemliyoruz” diyor. Yaz aylarında da paça satışları devam etse de, kışın artan talep, hem üreticileri hem de satıcıları yoğun bir çalışma temposuna zorluyor.
Elazığ’da günlük ortalama 5 kelle (yaklaşık 120 kg) işleniyor ve bu da bölgenin paça üretiminde lider konumda olduğunu gösteriyor. Şehirdeki paça dükkanları, kış aylarında sabah 5’te kapılarını açarak, vatandaşların ve turistlerin uzun kuyruklarla beklediği bir gelenek haline geldi.