
Emine Erdoğan, Kalyon Vakfı ve Türk Kızılay iş birliğiyle hayata geçirilen “Kalanlar” sergisinin, Gazze’deki yıkımın ortasından doğan vakur direnişi sanat diliyle görünür kılmayı hedeflediğini belirtti.

Sergiye katılan misafirler arasında Filistin’in Ankara Büyükelçisi Nasri Abu Jaish, Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu ve diğer yöneticiler yer aldı. Emine Erdoğan, her ziyaretçi adına Kızılay’ın “Filistin’e Nefes” kampanyasına bağış yapılacağını büyük bir takdirle karşıladığını ifade etti.
Emine Erdoğan, İsrail’in iki yılda Gazze’ye 200 bin tondan fazla bomba attığını, bu yıkımın Hiroşima’ya atılan bombanın 14 katı büyüklüğünde olduğunu dile getirdi. “İki yılda 20 bin çocuk, 70 bin insan hayatını kaybetti, 56 bin çocuk yetim kaldı, 2 bin 700 aile nüfustan silindi…” şeklinde konuşarak, 12 binin üzerindeki hamile kadının düşük yaptığı gerçeğini vurguladı.
Gazze’de okullar, hastaneler, tarım alanları ve temiz su kaynaklarının yokluğuna dikkat çeken Erdoğan, 2 milyon insanın “ayakta kalma” mücadelesi verdiğini söyledi. Şair Rıfat el‑Arir’in sözleriyle “Eğer ölmem gerekiyorsa, sen yaşamalısın, hikâyemi anlatmak için” diyerek, Filistin’in direniş hikâyesinin dünya kamuoyuna duyurulması gerektiğini yineledi.
Erdoğan, “Moloz yığınlarının içinde kurulan upuzun Ramazan sofraları, renkli bayraklar ve fenerler bir meydan okumaya dönüşüyor” diyerek, yıkıntılar arasında bile kültürel direnişin sürdüğüne işaret etti. Sanatçılarının “açlık ve kıtlık” temalı eserleriyle, “Bir Filistin vardı, bir Filistin yine var” mısralarına dönüştüğünü anlattı.
Ziraat mühendisi bir kadının deniz suyunu içme suyuna çeviren arıtma sistemi kurduğunu örnek göstererek, ambargonun bilgiyle delindiğini vurguladı. “Bizim televizyon ekranlarına yansıyan acıların merkezinde yaşayan Filistinliler, ‘Allah bize yeter’ diyerek direnişlerini sürdürüyor.”
İsrail’in asıl amacının Filistin toprağını kimlikten arındırmak olduğunu belirten Erdoğan, “Bu hafızayı şiirlere, resimlere, romanlara, filmlere nakşetmeliyiz” diyerek kültürel ambargonun kırılması gerektiğini söyledi.
Serginin “Bu Tencereye Sadece Bakma‑Kullan” deneyim alanında Emine Erdoğan, “Filistin’e Umut Ol” mesajını taşıyan bir tencereyi ısıtarak ziyaretçilere duygusal bir an yaşattı. “Hanzala’dan Kalanlar” bölümünde ise “Filistin bir gün yeniden barış yurdu olacak” diyerek duaları ve destek mesajlarını kaleme aldı.
Sergi, Kalyon Kültür’de 6 odada 6 farklı enstalasyon ve bir deneyim alanından oluşuyor ve 30 Mart’a kadar devam edecek. Küratörlüğü Muhammed Şems İbrahimhakkıoğlu, Emine Karabulut ve Enes Hakan Tokyay yürütüyor; enstalasyon adları arasında “Hanzala’dan Kalanlar”, “Labirentten Kalanlar”, “Kalanlar Sadece İsimler Kalıyor”, “Kalanların Ardında: Sadece İsimler Değişiyor”, “Gazze’de Açlık Bir Ressamın Tuvaline Dönüştü ve Soykırım: Açlığın Sessiz Biçimi” ve “Eğitimden Kalanlar” yer alıyor.
Emine Erdoğan, “Filistin’i savunmak, tüm insanlığı ve evrensel değerleri savunmaktır” diyerek, uluslararası topluma Filistin krizinin evrensel bir uyarı olduğunu hatırlattı. “Eğer bugün çocuklara kurşun sıkılabiliyorsa, dünyada hiçbir insan güvende değildir.”
Sergi, ziyaretçilere Filistin çorbası, simidi, zeytin ve hurma ikramı sunarak, katılımcıların duyusal bir deneyimle empati kurmasını sağladı. Program, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.