Başbakan Ünal Üstel, basın toplantısında yaptığı açıklamalarda “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Lübnan ile imzaladığı Münhasır Ekonomik Bölge Sınırlandırma Anlaşması, KKTC’nin MEB’ini ihlal etmektedir” dedi. “Bu anlaşmayı kesin olarak reddediyoruz, tanımıyoruz ve gerekli tüm diplomatik adımları atacağız.” ifadelerini kullandı.

Üstel, sözlerine şöyle devam etti: “Rum tarafı, Türkiye’nin askeri gücünü görmezden gelerek yabancı aktörlerden destek alıp silah yığınağı oluşturuyor; ancak bu, Kıbrıs’ın stratejik dengesini asla değiştiremez.” “Anavatan Türkiye ile aynı çizgideyiz; haklarımızı ihlal etmeye çalışan her türlü girişime karşı milletçe her türlü adımı atmaya hazırız.”
GKRY ve Lübnan arasında imzalanan MEB anlaşması, Doğu Akdeniz’in zengin enerji kaynaklarına erişim konusunda yeni bir sınırlandırma çerçevesi çiziyor. KKTC, bu bölgenin ortak kullanım hakkını savunurken, GKRY’nin tek taraflı hareketinin “iki egemen devletin adanın kaynaklarından ortak yararlanma ilkesine aykırı” olduğunu vurguladı.
Başbakan Üstel, “Ada’da iki egemen devletin ortak yararlanma yaklaşımını yanlış yorumlarsak, bunun bedeli ağır olacaktır.” diyerek, bölgedeki deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
Üstel, GKRY’nin son aylarda silahlanma faaliyetlerini artırdığını ve bunun Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyledi. “Rum tarafı, silah yığınıyla stratejik dengeyi bozamaz; Türkiye’nin askeri gücü her zaman bir denge unsuru olarak kalacaktır.” şeklinde ifade etti.
Ayrıca Lübnan’a da bir hatırlatma yapan Üstel, “GKRY’nin tek taraflı hesaplarına ortak olmak ve Kıbrıs Türk halkının haklarını zedelemek, Lübnan halkının çıkarlarına zarar verir.” diyerek, bölgesel işbirliğinin sadece iki taraf arasında değil, tüm Doğu Akdeniz ülkelerinin ortak çıkarına hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, KKTC’nin bu sert tutumunun bölgedeki diplomatik dengeleri yeniden şekillendirebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle AB ve ABD’nin Doğu Akdeniz’deki enerji projelerine ilişkin pozisyonları, bu tip anlaşmaların gelecekteki seyrini belirleyebilir.
Sonuç olarak, KKTC’nin MEB anlaşmasına yönelik reddi, bölgedeki jeopolitik çekişmelerin daha da yoğunlaşabileceğinin sinyalini veriyor. Taraflar arasındaki diyalogun sürdürülmesi ve uluslararası hukuk çerçevesinde bir çözüm bulunması, uzun vadeli istikrar için kritik öneme sahip.