Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa katılımcılarının yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisinin %31,17 olduğunu bildirdi. Bu oran, bir önceki anketteki %32,20 seviyesinden bir puan gerileme anlamına geliyor. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,35, 24 ay sonrası ise %17,45 olarak kaydedildi. Bu düşüş, özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki hafif iyileşmenin etkisi olarak yorumlanıyor.
Katılımcıların BIST Repo ve Ters‑Repo piyasasındaki gecelik faiz beklentisi %39,35’ten %38,13’e geriledi. Aynı dönemde TCMB politika faizi beklentisi %38,21 seviyesinde sabit kaldı. Uzmanlar, bu hafif azalışı para politikasının sıkılaştırma eğilimini sürdürürken piyasa beklentilerinin rahatlaması olarak değerlendiriyor.
ABD Doları/TL kuru için yıl sonu beklentisi 43,42 TL’den 43,06 TL’ye düşerken, 12 ay sonrası beklenti 50,62 TL’den 51,08 TL’ye hafif artış gösterdi. Bu karışık tablo, dış ticaret dengesi ve jeopolitik gelişmelerin döviz piyasasını nasıl etkilediğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) için 2025 büyüme beklentisi %3,4’ten %3,5’e yükselirken, 2026 beklentisi de %3,8’den %3,9’a çıktı. Ekonomistler, bu artışı kamu harcamalarındaki artış ve ihracatın toparlanmasıyla ilişkilendiriyor.

Bu veriler, yatırımcıların ve politika yapıcıların önümüzdeki çeyreklerde para politikası kararlarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Enflasyonun yavaşlaması, faiz oranlarının daha istikrarlı bir seviyeye oturması ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların sınırlı kalması, ekonominin genel yönü hakkında daha olumlu bir tablo çizmeye yardımcı olabilir. Ancak, dış şokların ve küresel faiz artışlarının Türkiye üzerindeki etkisi hâlâ belirsizliğini koruyor. Bu bağlamda, TCMB’nin önümüzdeki ay yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısı büyük merakla bekleniyor.