
ABD’li yetkililer, pedofil finansör Jeffrey Epstein ile ilgili muhtemelen bir milyondan fazla belgeye ulaştıklarını ve bu materyalleri önümüzdeki günlerde ve haftalarda yayınlamayı planladıklarını açıkladı.

New York Güney Bölgesi ABD Savcısı ile Federal Soruşturma Bürosu (FBI), bu belgeleri Adalet Bakanlığına sundu ve ardından avukatların detaylı incelemesi için teslim etti. Bakanlık, belgelerin büyük bir kısmının hassas bilgiler içerdiği gerekçesiyle kapsamlı bir redaksiyon sürecine tabi tutulduğunu belirtti.
Adalet Bakanlığı, 24 Aralık tarihli açıklamasında, “Mağdurları korumak için yasal olarak gerekli redaksiyonları gözden geçirmek ve uygulamak için gece gündüz çalışan avukatlarımız var ve belgeleri mümkün olan en kısa sürede yayınlayacağız” dedi. Ancak, belge hacmi göz önüne alındığında sürecin “birkaç hafta daha” sürebileceği uyarısında bulundu.
Geçtiğimiz hafta, bakanlık Epstein’e yönelik soruşturmalarla ilgili binlerce belgeyi (büyük ölçüde redakte edilmiş) yayınladı. Bu belgeler, Kongre’nin Epstein Belgeleri Şeffaflık Yasasını kabul etmesinin ardından ortaya çıktı; yasa, mağdurların kimliklerini koruyarak tüm belgelerin kamuoyu ile paylaşılmasını öngörüyordu.
Geçen hafta yayınlanan dosyalarda, FBI’ın Epstein davasında olası suç ortakları olarak gösterdiği kişilerin isimleri ve diğer kritik bilgiler karartılmıştı.
Redaksiyonların kapsamı, hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin eleştirilerine yol açtı. Eleştirmenler, “Yasalar yalnızca mağdurların kimliklerini korumak ve aktif cezai soruşturmalar sırasında izin verilen redaksiyonları gerektiriyor” şeklinde savunurken, diğer yandan şeffaflık talebi giderek artıyor.
Bu haber, BBC gazetecileri tarafından hazırlanıp kontrol edildi ve bir pilot proje kapsamında çevirisinde yapay zekadan faydalanıldı. Böylece, hem yerel hem de uluslararası okuyuculara hızlı ve güvenilir bilgi akışı sağlanmış oldu.
Yeni belgelerin ortaya çıkması, Epstein’in finansal ağının ve potansiyel suç ortaklarının daha net görülmesini sağlayabilir. Uzmanlar, bu dosyaların hem adli süreçleri derinleştireceğini hem de kamuoyunda geniş bir tartışma başlatacağını öngörüyor.