Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Nevşehir’de Kapadokya Kültür Merkezi’ndeki partisinin 3’üncü Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Trump ve Netanyahu’nun açıkladığı sözde barış planını şiddetle eleştirdi. Erbakan, planın Gazze’yi imha etme planı olduğunu belirterek, “Filistin’i devlet olarak tanımayan, Netanyahu’yu savaş suçlusu olarak yargılamayan, İsrail’i işgal ettiği topraklardan çıkarmayan, Gazze’deki yıkımın tazminatını karşılamayan, Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğunu onaylamayan bir plan, barış planı değildir” dedi.
Erbakan, sözde barış planının Gazze’nin savunmasız bırakılmasını ve soykırımcı İsrail’in insafına terk edilmesini içerdiğini belirterek, “Gazzelilerin silahsızlandırılması tamamen soykırımcıların insafına terk edilmesi anlamına gelmektedir. Unutulmamalıdır ki 90’lı yıllarda ‘sözde barış planı’ çerçevesinde silahlarını BM’ye teslim eden Bosnalı kardeşlerimiz, silahlı Sırplar tarafından soykırıma uğratılmışlardır” ifadelerini kullandı.

Erbakan, Trump ile Netanyahu’nun açıkladıkları plana karşı çıkmak, başta Müslüman ülkelerin yöneticileri olmak üzere bütün Müslümanların öncelikli vazifesi olduğunu aktardı. Siyasi iktidarları bu türden planlara destek vermekten vazgeçmeye davet eden Erbakan, “Biz YRP olarak bu Gazze’yi imha etme planını şiddetle reddediyoruz. Gazze’nin kurtuluşunun reçetesi bellidir. Başından beri söylediğimiz gibi İslam ülkelerini bir araya getirmek ve soykırımcı İsrail’e karşı fiili adımlar atmaktır” diye konuştu.
Gazze’deki durumun yıllardır sürdüğünü belirten Erbakan, “Doğu Türkistan’da Türk ve Müslüman olduğu için sistematik Çin Zulmüne maruz kalan 60 milyon kardeşimizin kurtarılmasının sorumluluğu taşıyoruz. Myanmar’da tek ‘suçu’ Müslüman olmak olan yıllardır zulme maruz kalan Müslüman kardeşlerimizin masumun kurtarılmasının sorumluluğu taşıyoruz. Keşmir’de yıllardır Hindistan’ın zulmüne maruz kalan Müslüman kardeşlerimizin kurtarılmasının sorumluluğunu taşıyorum” dedi.
Erbakan, sözde barış planının Filistin davasına, Kudüs davasına, Gazze davasına bir ihanet anlamı taşıdığını belirterek, “Milli görüş, 50 yıldır ‘Siyonistler laftan anlamaz güçten anlar’ diye haykırmaktadır. Bugün karşımızda duran gerçek budur” ifadelerini kullandı.
Bu olay, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, sözde barış planını eleştirdi. Filistin Halkı, planın Filistin’in haklarını ihlal ettiğini belirterek, protesto gösterileri düzenledi.
Benzer olaylar, daha önce de yaşanmıştı. 1990’larda Bosna Hersek’te yaşanan soykırım, uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşmişti. Benzer şekilde, Ruanda’da yaşanan soykırım da uluslararası toplumun müdahale etmemesi sonucu gerçekleşmişti.
Bu olaylar, uluslararası toplumun, soykırım ve insan hakları ihlalleri karşısında daha etkili önlemler alması gerektiğini gösterdi.