Erdoğan’dan eski Diyanet İşleri Başkanı Görmez’e yeni görev

Erdoğan’dan eski Diyanet İşleri Başkanı Görmez’e yeni görev
Yayınlama: 12.12.2025
1
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla dokuz farklı üniversiteye yeni rektörler atadı. Atamalardan biri, eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (TÜİSTÜ) rektörlüğüne getirilmesiyle gündeme oturdu.

Erdoğan’dan 9 Üniversiteye Yeni Rektör Atamaları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2., 3. ve 7. maddeleri çerçevesinde dokuz üniversiteye rektör atamasını Resmi Gazete’de ilan etti. Atanan akademisyenler, üniversitelerin akademik ve idari vizyonlarını yeniden şekillendirecek kritik bir göreve getirildi.

Atanan rektörlerin tam listesi şu şekildedir:

• Altınbaş Üniversitesi – Prof. Dr. Cemal İbiş
• Antalya Belek Üniversitesi – Prof. Dr. Abdullah Kuzu
• Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi – Prof. Dr. Faruk Yiğit
• Ege Üniversitesi – Prof. Dr. Musa Alcı
• İzmir Bakırçay Üniversitesi – Prof. Dr. Rasim Akpınar
• Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi – Prof. Dr. Ahmet Sacit Açıkgözoğlu
• Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi – Prof. Dr. Hasan Uslu
• Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi – Prof. Dr. Mehmet Görmez
• Uşak Üniversitesi – Prof. Dr. Ahmet Demir

Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (TÜİSTÜ) için yapılan bu atama, özellikle İslam bilimleri ve teknoloji entegrasyonu alanında yeni bir vizyon yaratma hedefiyle yorumlanıyor. Görmez’in bu üniversitede rektör olması, kurumun hem ulusal hem de uluslararası akademik platformlarda daha görünür bir konuma gelmesini sağlayabilir.

Prof. Dr. Mehmet Görmez, 1959 yılında Gaziantep’te doğdu. İlköğrenimini Nizip’te, orta öğrenimini ise Gaziantep İmam‑Hatip Lisesi’nde tamamladı. 1983 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne başladığı yükseköğrenimini 1987’de aynı fakülteden mezun olarak tamamladı. Hadis Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını 1990’da “Musa Carullah Biyografi, Hayatı, Fikirleri ve Eserleri” adlı tezle, doktorasını ise 1994’te “Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu” başlıklı çalışmasıyla elde etti.

Akademik kariyerine 1995‑1997 yılları arasında Ahmet Yesevi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde ders vererek başlayan Görmez, ardından Anadolu Üniversitesi’nde İlahiyat ön lisans programının hazırlanmasında görev aldı. 1997‑1998 yıllarında İngiltere’de araştırma yaptıktan sonra 1998’de yardımcı doçent, 1999’da doçent, 2006’da ise profesör unvanını aldı. 2003‑2010 yılları arasında Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı, 2010‑2017 yılları arasında ise Diyanet İşleri Başkanlığı görevlerini yürüttü. Bu süreçte birçok bilimsel eser yayımlayan Görmez, Arapça ve İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşabilmekte ve üç çocuk babasıdır.

Atamanın Siyasi ve Akademik Boyutu

Erdoğan’ın bu atamaları, sadece yönetsel bir değişiklik olarak görülmemekte, aynı zamanda Türkiye’nin yükseköğretim politikalarında yeni bir yön çizdiği anlamına da gelmektedir. Özellikle TÜİSTÜ gibi stratejik bir kurumun başına, dini ve akademik alanda tanınmış bir figürün getirilmesi, devletin İslam bilimlerini modern araştırma altyapısıyla birleştirme çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Görmez’in rektörlük dönemi boyunca üniversitenin araştırma projeleri, uluslararası iş birliği ve öğrenci hareketliliğinde artış beklediklerini belirtiyor.

Görmez’in atanması ayrıca kamuoyunda ve akademik çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Bazı akademisyenler, bu atamanın üniversitenin bağımsız akademik vizyonunu güçlendireceğini savunurken, bazı muhalif sesler ise dini otoritenin akademik yönetimle iç içe geçmesinin risklerine işaret ediyor. Bu tartışmalar, Türkiye’nin eğitim politikalarının gelecekteki rotasını şekillendirecek önemli bir referans noktası haline geliyor.

Sonuç olarak, Erdoğan’ın dokuz üniversiteye yaptığı rektör atamaları, özellikle Prof. Dr. Mehmet Görmez’in TÜİSTÜ rektörlüğüne getirilmesiyle birlikte, Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki stratejik dönüşüm sürecinin bir parçası olarak dikkat çekiyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.