Faiz Oranlarında 2,5 Yıl Sonra Bir İlk: TCMB’nin Şok İndirimi ve Bankacılık Sektöründeki Çarpıcı Düşüş

Faiz Oranlarında 2,5 Yıl Sonra Bir İlk: TCMB’nin Şok İndirimi ve Bankacılık Sektöründeki Çarpıcı Düşüş
Yayınlama: 19.12.2025
2
A+
A-

Merkez Bankası’nın %38’e indirdiği politika faizi sonrası kredi ve mevduat faizlerinde çarpıcı düşüş yaşandı; ihtiyaç ve ticari krediler tarihî seviyelere inmiş, kredi hacmi ise sınırlamalara rağmen büyümeye devam ediyor.

Politika Faizindeki Şok İndirim ve İlk Sonuçlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 150 baz puanlık bir indirime giderek politika faizini %38 seviyesine çekti. Bu hareket, bankacılık sektöründe kredi ve mevduat faizlerinde beklenmedik bir gerileme yarattı. Aralık ayının ikinci haftasında gerçekleşen bu değişim, son 2,5 yıl içinde görülmemiş bir faiz oranı sıçraması olarak kayıtlara geçti.

İhtiyaç Kredilerinde Tarihi Düşüş

5 Aralık haftasında %64,57 ile üç ayın zirvesine ulaşan ortalama ihtiyaç kredisi faizi, bir hafta içinde %57,89’a gerileyerek 27 ayın en düşük seviyesi oldu. Bu, bir haftada yaklaşık 700 baz puanlık bir düşüş anlamına geliyor. Uzmanlar, bu kadar büyük bir gerilemenin kredi talebini canlandırabileceğine ve konut piyasasında hareketlilik yaratabileceğine işaret ediyor.

Ticari Kredi Faizleri de Sert Düşüşte

Aynı dönemde ortalama ticari kredi faizleri de benzer bir düşüş sergiledi. 5 Aralık haftasında %54,57 seviyesinden, bir hafta içinde %50,55’e inen bu oran, son 25 ayın en düşük seviyesi olarak kaydedildi. Tüzel kişi kredili mevduat hesabı ve kurumsal kredi kartları hariç tutulan ticari krediler ise %45,60 seviyesine gerileyerek 27 ayın dip noktasına ulaştı.

Politika Faizi ile Kredi Faizleri Arasındaki Fark Daralıyor

TCMB’nin bir hafta vadeli repo faizinin yıllık bileşiği %46 seviyelerine gerilerken, ihtiyaç ve ticari kredi faizleri ile politika faizi arasındaki fark da belirgin şekilde azaldı. Uzmanlar, TL cinsi ticari kredilerin daha kısa vadeli olması nedeniyle politika faizine daha yakın seyrettiğini vurguluyor. Enflasyon beklentileri, risk primi, banka kâr marjları ve düzenleyici politikalar bu farkı belirleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.

Konut ve Taşıt Kredileri: Yüksek Seviyelerde Kalıyor

Geçen hafta bankalarda ortalama konut kredisi faizi %37,63, taşıt kredisi faizleri ise %33,62 seviyelerinde gerçekleşti. TÜİK’in Kasım ayı %31,07 enflasyon verisi ve TCMB’nin 2026 sonu %16 enflasyon tahmini, kredi faizlerinin hâlâ yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, özellikle düşük gelirli hanehalkları için kredi maliyetinin yüksek kalmasına yol açıyor.

Mevduat Faizleri de Politik Faize Yakınlaşarak Düşüş Gösterdi

Gösterge kabul edilen 1‑3 ay vadeli ortalama mevduat faizleri, geçen hafta %46,92 seviyesine gerileyerek son 24 ayın en düşük seviyesi oldu. Kısa vadeli mevduatların da politika faizine daha yakın hareket ettiği, tasarruf sahipleri için getirilerin azalmasına neden oldu.

Kredi Büyümesi: Sınırlamalara Rağmen Yüksek Oranlar

Makroihtiyati önlemler kapsamında kredi büyümesine aylık sınırlar getirilmeye çalışılsa da, kredi hacmindeki artış dikkat çekici. 12 Aralık itibarıyla yıllık kredi büyümesi %43,6 olarak gerçekleşti; kur etkisinden arındırıldığında ise bu oran %34,6 olarak hesaplandı. Bireysel kredilerde %47,1, ticari kredilerde ise %42,5 büyüme kaydedildi. Bu veriler, kredi talebinin hâlâ güçlü olduğunu ve ekonomik aktivitenin sürdürülmesinde kredi akışının kritik bir rol oynadığını gösteriyor.

Uzman Görüşleri ve Gelecek Beklentileri

“Politika faizindeki bu indirim, bankaların kredi verme politikalarını yeniden şekillendirecek ve kısa vadeli kredi maliyetlerini düşürecek. Ancak mevduat getirilerinin de aynı oranda düşmesi, tasarrufların başka enstrümanlara kaymasını tetikleyebilir.” şeklinde değerlendiren bir ekonomi uzmanı, faiz farklarının daralmasının bankaların kâr marjlarını zorlayabileceğine dikkat çekti.

Gelecek dönemde, TCMB’nin enflasyon hedeflemesi ve para politikası yönelimi, kredi faizlerindeki bu gerilemenin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak. Ayrıca, kredi büyümesi üzerindeki sınırlamaların etkinliği ve banka kâr marjlarının yeniden dengelenmesi, finans sektörünün istikrarı için kritik bir sınav niteliği taşıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.